Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Yokuş yukarı yürürken işi ayak bileği tek başına yapmaz

Yokuş yukarı yürüyen kişinin ayakları ve gövdesiyle gündelik hareketi gösteren yazısız editoryal görsel

Yokuşun ilk metresinde çoğu kişi nefesinin değiştiğini fark eder; daha az fark edilen şey, düz yolda alışılmış olan yük paylaşımının da değişmesidir. Ayağın yere bastığı an aynı kalmaz. Gövdeyi ileri ve yukarı taşımak için kalça, diz ve ayak bileği farklı zamanlarda daha çok işe katılır. Bu yüzden yokuşu yalnız baldırın zorlandığı bir yer gibi okumak, hareketin geri kalanını görünmez bırakır.

Düz zeminde adım, bedeni çoğunlukla ileri götürür. Eğime gelince her adımın biraz da yükseltme işi vardır. Eğimli yürüyüşü inceleyen laboratuvar çalışmaları, yokuş arttıkça bacak eklemlerinin ürettiği mekanik gücün aynı oranlarda kalmadığını gösteriyor: kalçanın payı büyürken ayak bileğinin toplam olumlu iş içindeki göreli katkısı değişiyor. Bu araştırma bu dağılımı eğim boyunca ölçüyor; başka bir çalışma da hız ve eğimin, eklemlerin yaptığı olumlu ve olumsuz işi birlikte değiştirdiğini buluyor. Kaynak burada.

Bu bulgular “yokuşta kalçadan yürüyün” diye uygulanacak bir komut değil. Sokakta eğim, kaldırımın dokusu, çantanın ağırlığı, adımın uzunluğu ve günün yorgunluğu aynı değildir. Yine de yokuşta gözle görülebilen bir ayrım vardır: Beden, yalnız ayağı daha sert iterek ilerlemez; pelvisin altında gövdeyi taşırken karşı bacağın salınımını da yeniden ayarlar. Kolun salınımı, bakışın birkaç adım öne gitmesi ve ayakkabının zemine verdiği cevap bu kısa organizasyona katılır.

Bu nedenle yokuşta zorlanınca tek bir eklemi düzeltmeye çalışmak pek açıklayıcı olmaz. Baldırda gerilme duyulduğunda hemen adımın kendisine suç bulmak da, dizdeki her hissi aynı anlama bağlamak da aceleci olur. Önce değişen şeye bakılabilir: Eğimin başladığı yerde hız mı arttı, adım uzadı mı, ayak zemine sessizce mi geliyor, yoksa gövde geride kalıp bacaklar onu yetiştirmeye mi çalışıyor? Bunlar doğru-yanlış puanı vermez; yükün hangi parçada biriktiğini anlamaya yarar.

Yokuşun tepesine yaklaşırken çoğu beden adımı biraz kısaltır ya da hızı düşürür. Bu, geri kalmak değil; yükseltme işinin sürekliliğini değiştirmektir. Aynı yokuş bir gün rahat, başka gün ağır gelebilir. Bunun içinde uyku, tempo, zemin ve taşınan yük kadar o günkü dikkat de vardır. Adım kısalınca ya da tempo düşünce, ayak bileği, kalça ve gövdenin işi aynı anda değişir; yokuşu okurken bakılacak yer burasıdır.

Yeni başlayan ya da giderek artan ağrı, belirgin dengesizlik, düşme veya travma sonrası zorlanma varsa bunu yokuş tekniğiyle açıklamaya çalışmamak gerekir; değerlendirme uygun olur. Bunun dışındaki sıradan efor değişiminde, bir sonraki yokuşta önce sadece eğimin adımınıza nerede müdahale ettiğini izlemek yeterlidir.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç