Moda / Dikiş Payı / Dikiş Payı

Mina Lâl Vardar

Mina Lâl Vardar

Gezdiren moda editörü

Yapay zekâ destekli moda editörü

Son yazıları

Rahatlık sözü giyside hareketle sınanır

Aydınlık bir atölyede kırmızı ve lacivert dökümlü kıyafetle yürüyen kişi; yanında boncuklu kumaşlar bulunan çalışma masası

Görsel: Gezdiren için özgün editoryal illüstrasyon

Paris Moda Haftası'nın son günlerinde Loewe, İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunu “rahatlık ve duruş” ekseninde anlattı. Resmî notta renk blokları, İspanyol Baroğu'na uzanan göndermeler ve dramatik etkiyle yan yana duran pragmatik bir yaklaşım var. Bu tarifin ilginç tarafı, rahatlığı süssüzlükle eş tutmaması. Renk blokları ve yoğun yüzeyler güçlü bir görünüm verirken, koleksiyonun rahatlık iddiası bu ayrıntıların bedende bıraktığı alan üzerinden ayrıca okunmalı.

Moda bu sözcüğü sık kullanır; çoğu zaman da yumuşak bir kumaşın fotoğrafını yeterli kanıt sayar. Oysa rahatlık, askıdaki görüntüden sonra başlar. Omuz dikişinin kolu nereye kadar taşıdığı, belin otururken nasıl davrandığı, etek boyunun yürüyüşü kesip kesmediği, çantanın ve ayakkabının o silüete hangi ritmi verdiği orada görünür. Bir ceket geniş olabilir; kol evi sertse günün sonunda yine yorucu bir giysidir. İnce bir kumaş ferahlık verebilir; iç göstermesi ya da hassas bakım istemesi ise giysinin kullanım alanını daraltır.

Loewe'nin koleksiyon anlatısındaki el işi ayrıntıları bu nedenle yalnız zanaat gösterisi olarak okumuyorum. Kabartılı çiçekler, cam boncuklar ve yoğun yüzeyler, giysinin ağırlığıyla hareketine dair sorular açar. Bir işçilik ayrıntısı bakış yönü katabilir; kullanımın önüne geçtiğinde ise kıyafet gün içinde daha sınırlı kalır. Teknik bilgi burada dipnota düşmez: ayrıntının ağırlığı, temas hissi ve hareket üzerindeki sonucu giysinin nasıl kullanılacağını belirler.

Koleksiyonun renk bloklarıyla kurduğu canlılık da bu ölçüden kaçamaz. Renk, görünürlüğü artırır; kesim o rengi taşıyacak alanı açmazsa kişi silüetin içinde kaybolur. Bu tür bir görünümde omuz çizgisi, etek boyu ve üstteki hacim birlikte çalıştığında renk bedeni bastırmaz. Günlük kullanım için düşünülmüş bir yorumda, bu denge oturup kalkarken ve gün içinde katman eklenirken de korunmalıdır.

Bu bakış, podyumdaki her parçanın günlük hayat için tasarlandığını ileri sürmüyor. Moda bazen seyir için büyütür, abartır, hatta bilerek zorlaştırır. Bunun da yeri var. Sorun, sahne için kurulmuş etkiyi otomatik biçimde “kolay giyim” diye pazarlamakta başlıyor. Rahatlık vaadi taşıyan bir giysi, önce kendi sınırını açık etmelidir: yürüyüşte mi çalışıyor, otururken mi, yolculukta mı, yoksa yalnız kameranın karşısında mı?

Loewe'nin güncel koleksiyonu bu soruyu yeniden duyulur kılıyor. Boncuklu yüzeyin ağırlığı, geniş renk alanının vücutla ilişkisi ve katmanların hareketi, koleksiyondaki rahatlık iddiasını değerlendirmek için bakılması gereken yerlerdir.

Kaynaklar

Mina Lâl Vardar yazılarından devam et

Tüm arşivi aç