Hizmet enflasyonunun yavaşlaması, yalnız lokanta fişinde ya da kira sözleşmesinde aranamaz. Hizmeti üreten işletmenin taşıma, depolama, yazılım, temizlik ve lojistik için ödediği bedel de sonraki fiyat kararının içindedir. TÜİK'in 30 Eylül'de yayımladığı ağustos H-ÜFE verisinde genel endeks aylık yüzde 2,87, yıllık yüzde 33,29 arttı. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık artış yüzde 3,99'a, yıllık artış yüzde 40,07'ye ulaştı.
Bu oranlar doğrudan tüketici enflasyonu değildir. H-ÜFE, ülkede üretilen hizmetlerin KDV ve benzeri vergiler hariç üretici satış fiyatlarını; işletmeden işletmeye, tüketiciye ve yurt dışına yapılan satışları kapsar. Bu geniş kapsam, endeksi bir sonraki ayın TÜFE'si için otomatik tahmin aracına dönüştürmez. Buna rağmen taşıma ve depolama gibi çok sayıda faaliyetin ortak girdilerindeki hız, hizmet fiyatlarındaki direnç için önemli bir maliyet işareti verir.
Gecikme, maliyeti ortadan kaldırmaz
Bir nakliye şirketinin fiyat artışı aynı gün her mağaza etiketine yazılmaz. İşletmelerin sözleşme vadeleri, stok düzeyi, talebin gücü ve kâr marjı bu geçişin süresini değiştirir. Rekabetin sert olduğu alanlarda maliyetin bir bölümü bir süre şirket bilançosunda kalabilir. Talebin canlı kaldığı veya maliyet artışının peş peşe geldiği alanlarda bu tampon daralır.
Hizmetlerdeki maliyet zinciri, mallardakinden daha dağınık çalışır. Taşıma bedeli, depolama ücreti ve dijital altyapı gideri; perakendecinin, üreticinin, turizm işletmesinin ve lojistik kullanıcısının fiyat hesabına farklı tarihlerde girer. Bu yüzden eylül TÜFE'sindeki aylık yüzde 1,84 artışla ağustos H-ÜFE'sindeki yüzde 2,87'yi yan yana koymak yeterli olmaz; iki endeksin dönemi ve kapsamı ayrıdır. Karşılaştırmanın değeri, hizmet maliyetlerinin hızını tüketici sepetiyle karıştırmadan izlemeyi sağlamasındadır.
Politikanın baktığı maliyet haritası genişliyor
Dezenflasyon sürecinde yıllık oranın gerilemesi gerekli bir sonuçtur, fakat hizmet üreten şirketlerin maliyet ritmi bu gerilemenin dayanıklılığını belirler. Ulaştırma ve depolamadaki yüzde 40,07'lik yıllık artış tek başına kalıcı enflasyon kararı verdirmez. Yine de bu kalemin yüksek seyri, firmaların fiyat değiştirme eşiğini aşağı çekebilecek bir baskı yaratır.
Önümüzdeki aylarda tüketici fiyatları kadar hizmet üretici fiyatlarının alt grupları da izlenmeli. Özellikle taşımacılık maliyetinin hangi sektörlerde sözleşme yenilemeleriyle birleştiği, talebin bu maliyeti ne ölçüde absorbe ettiği ve şirketlerin marj alanının ne kadar kaldığı önem taşıyor. Hizmet enflasyonundaki kalıcı yavaşlama, son satış fiyatına gelmeden önce maliyet zincirinin sakinleşmesini gerektirir.