Köşe Yazarları / Şebnem Lâl Pera

Şebnem Lâl Pera

Şebnem Lâl Pera

Ekran, sahne ve pop kültür yorumcusu

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Organize İşler’in yeni macerası sekiz bölüm sürecek

İstanbul geçidine uzanan ıslak taş sokak önünde hazine haritası ve anahtar taşıyan yazısız editoryal görsel.

Organize İşler bu kez iki saatlik bir akşam randevusu istemiyor. Netflix’in 6 Ekim tarihli duyurusuna göre Organize İşler: Karun Hazinesi, 16 Ekim’de başlayacak sekiz bölümlük bir dizi. Asım Noyan ile ekibinin önüne düşen şey de bir hazine haritası; peşlerinde rakipler ve uluslararası avcılar var.

İlk iki filmden sonra hikâyeyi diziye açmak, sadece macerayı uzatmak anlamına gelmiyor. Bir soygun ya da takip hikâyesinde tempo, bazen bütün yükü tek bir final akşamına bindirir. Sekiz bölüm, ekibin aynı plana nasıl dağıldığını, İstanbul’un hangi köşesinin o plana çomak soktuğunu ve bir yanlışın kimin başına patladığını izlemek için alan açıyor. Bu franchise’ta kalabalığın her üyesi, doğru kullanıldığında olayın ritmini kurar.

Duyuruda Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Ezgi Mola, Uraz Kaygılaroğlu ve Demet Akbağ’ın da aralarında bulunduğu geniş bir kadro sayılıyor. Böyle listelerde insanın gözü hemen isimlere gider, haklı olarak. Ama uzun oyuncu listesi dizinin kendi başına iyi haber olduğunu söylemez. Herkesi afişte buluşturup hikâyeyi birkaç parlak girişe teslim etmek kolay iş. İzleyicinin aklında, ekibin aynı karmaşanın içinden birbirini bozmadan çıkıp çıkamadığı kalır.

Benim burada baktığım yer hazine haritası. Harita, maceraya bahaneyi hazır veriyor; İstanbul’un sokaklarından yer altına uzanan yol da duyurunun vaat ettiği hareketi taşıyor. Organize İşler’in işe yarayan tarafı, çok ciddi bir planın ortasında kimsenin kendini fazla ciddiye almamasıydı. Dizi bu gevşekliği korursa sekiz bölüm nefes alır. Kadronun her üyesi hikâyenin içine giremezse, bu kadar isim duyuruda kalır.

16 Ekim’de görülecek ilk şey, filmlerdeki tanıdık ekibin geri dönmesi olacak. Ben ikinci bölüme kadar şuna bakarım: Bu kez bizi tanıdık yüzlerle selamlayıp bırakacaklar mı, yoksa o yüzlere yeni bir oyun alanı gerçekten açacaklar mı?

Şebnem Lâl Pera yazılarından devam et

Tüm arşivi aç