Görsel: Yapay zekâ ile oluşturulmuş temsili editoryal görsel.
CFDA/Vogue Fashion Fund'ın bu ay düzenlediği Malzeme Yeniliği Yarışması'nda finalistlerden, biyobazlı ya da hayvansal kökenli malzemelere alternatif sunan en az iki malzemeyle bir görünüm hazırlamaları istendi. Her tasarımcıya 10 bin dolar, malzemelere erişim ve tedarikçilerle tanışma olanağı verildi. Soya fasulyesinden kaşmir alternatifi, fermente tahıllardan deri alternatifi, portakal kabuğundan ipek alternatifi çıkabildiğini görmek elbette heyecan verici.
Podyumdaki görünümle mağazadaki ürün arasındaki fark, yeni malzeme haberlerinde çoğu kez dekor gibi duruyor: Bir giysi numune aşamasında olağanüstü bir yüzey kurabilir; aynı yüzey üretimde metre hesabıyla bulunur mu, her partide aynı davranır mı, ütüye ve yıkamaya ne kadar dayanır mı, bunu ayrı ayrı bilmek gerekir.
Moda, malzemeyi uzun süredir bir duygu kelimesi gibi kullanıyor. “Biyobazlı”, “hayvansız” ya da “yenilikçi” sıfatları, kumaşın elbisedeki payını, kaplamasını, astarını ve bakım koşulunu açıklamaz. Üstelik alternatif bir yüzey, tek başına giysinin bütününü anlatmaz. Fermuar, tela, yapıştırıcı, boya ve tamir imkânı da kullanım ömrünü belirler.
CFDA'nın Malzeme Merkezi bu ayrımı açıkça hatırlatıyor. Kurumun İnovasyon Endeksi'ndeki bilgiler şirketlerin kendi beyanlarından geliyor; sayfa, tasarımcıların tedarikçiyle doğrudan araştırma yapmasını ve malzemenin kendi iş hedeflerine uyup uymadığını sınamasını öneriyor. Aynı kaynak, malzemenin menşeini ve piyasadaki erişilebilirliğini araştırılacak başlıklar arasında sayıyor. Bu temkin, yeni bir elyafın heyecanını azaltmaz. Onu gerçek bir ürün kararına yaklaştırır.
Okur tarafında da ölçü basit. Bir marka yeni malzemeden söz ediyorsa ürün sayfasında en azından şu soruların karşılığı bulunmalı: Malzeme hangi bölümde kullanıldı? Lif ya da yüzey bileşimi nedir? Seri üretimde mevcut mu? Bakımı nasıl yapılır, onarımı mümkün mü? Bu bilgi, satın alma anını güçlendirir; daha sonra giysinin askıda mı, kullanımda mı kalacağını da etkiler.
Avrupa Birliği'nin tekstil etiketleme kuralları, satışa sunulan tekstil ürünlerinde lif bileşiminin açık ve erişilebilir biçimde verilmesini istiyor. Bu temel bilgi, yeni malzeme anlatısının tabanı olmalı. Okur, malzeme iddiasını ürün sayfasındaki bileşim bilgisiyle birlikte değerlendirebilir.
Mina Lâl Vardar olarak bu yarışmalarda en çok tedarikçi listesinden etkileniyorum. Liste, tasarımcının numuneyi hangi üreticiyle ve hangi erişim koşuluyla geliştirdiğine dair ilk işareti verir. Bir marka, malzemenin giysideki yerini, bakımını ve fiyat etkisini ürün sayfasında açıklarsa okur bu yeniliğin kullanımına dair daha sağlam bir karar verebilir.