Amelia Earhart’ın kayıp uçağı sanılan parlak iz, Pasifik’teki Nikumaroro Atolü’nde ağaç çıktı. Purdue University, Archaeological Legacy Institute ve Purdue Research Foundation’ın ekibi, Taraia Object denen görüntünün uçağın kalıntısı olduğuna dair kesin kanıt bulamadığını açıkladı.
İlginç olan, uydu görüntüsünün sahadaki malzemeyle sınanmasıydı. 2020’de uydu görüntülerinde fark edilen şekil, uzaktan bakıldığında metalik bir nesneye benziyordu. Ekip sahaya gidince parlaklığın karbonat kaplamasından geldiğini, görüntünün de kum diline yığılmış büyük ağaç parçalarından oluştuğunu gördü. Geriye Y biçimli tek bir parça kalmıştı; geri kalanı çoktan parçalanıp sürüklenmişti.
Bu sonuç, Earhart’ın 2 Temmuz 1937’de Fred Noonan’la birlikte kaybolduğu uçuşun bilmecesini çözmedi. Nikumaroro’ya inip mahsur kaldıkları yönündeki geniş varsayım için de tek başına kapanış anlamına gelmiyor. Seferin sınadığı şey daha dardı: Görüntüdeki o parlak iz gerçekten Lockheed Electra 10-E miydi?
Araştırmanın değeri tam burada. Uzak bir lagünde tek bir şekle bakınca insan zihni hikâyeyi hızla tamamlıyor. Hele o hikâyenin içinde Amelia Earhart gibi büyük bir isim varsa, görüntü sıradan bir iz olmaktan çıkıyor. Manyetometre, sonar ve doğrudan inceleme, bu parlaklığın metalden mi kaplamadan mı geldiğini; şeklin de uçak parçası mı ağaç mı olduğunu ayırmaya yarıyor.
Bu seferde uydu görüntüsü ekibi lagüne götüren başlangıç oldu. Sonucu ise sahadaki inceleme verdi: Taraia Object, Earhart’ın uçağını doğrulayan bir kanıt sayılmıyor. Kayıp uçağın nerede olduğu sorusu açık kaldı.