Görsel: Gezdiren için üretildi.
Akşam eve gelince gün bitmiyor. Sofranın kurulması, bulaşığın toplanması, çocuğun ertesi gün için hazırlanması, yaşlı yakının aranması, evde eksilenin düşünülmesi çoğu evde işten sonra başlayan ikinci bir mesai yaratıyor. Bu mesainin kime kaldığı da rastlantı sayılmayacak kadar düzenli.
TÜİK'in 2025 Zaman Kullanım Araştırması, kadınların hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin 58 dakika ayırdığını gösteriyor. Çalışan kadınlarda süre 2 saat 38 dakika; çalışan erkeklerde 47 dakika. Bu farkı tek tek ailelerin huyuyla açıklayamayız. İşten sonra alışverişi, okul mesajlarını ve bakım işlerini kimin üstlendiğine bakınca da görünür.
Bu veriyi kadınların ev işini daha iyi yaptığına dair eski bir övgüyle karşılamak, yükü cilalıyor. Birinin çocukla kalması, yemeği düşünmesi ya da doktora randevusunu takip etmesi elbette aileyi ayakta tutar. Fakat bu işler hep aynı kişiye bakınca, o kişinin dinlenmesi, arkadaşlığı, kendi merakı ve sessizliği sürekli ertelenir. Okul notu, alışveriş listesi ya da doktor randevusu yapılmış ev işi sayılır; bunları kimin takip ettiği konuşulmaz.
Erkeklerin evde daha çok sorumluluk alması, yıllardır söylenen bir öneri. Karşılığını görmek için daha somut bir yere bakmak gerekiyor: Evde kimin işi, biri dışarı çıkmak istediğinde aksıyor? Çocuğun okul mesajını kim takip ediyor? Market listesi kimin zihninde duruyor? İşteki yoğun günlerde hangi tarafın dinlenmesi aile düzenini hemen bozuyor? Bu sorular suçlu bulmak için sorulmuyor. Evdeki emeğin görünür bir paylaşımı olmadan yapılan iyi niyet konuşmalarının neden kısa sürdüğünü anlatıyor.
TÜİK'in iş ve aile yaşamının uyumu araştırmasında, bakım sorumluluğu olan çalışanların iş ile bakım işini birlikte yürütürken en çok uzun çalışma saatlerinden zorlandığı görülüyor. Bu bulgu, evdeki yükü yalnız kadınlar arasındaki bir mesele diye bırakmamayı gerektiriyor. İşyerinin çıkış saati, ulaşımın süresi, erişilebilir bakım hizmeti ve evdeki iş bölümü aynı akşamın içine sığıyor. Çıkış saati uzadığında çocukla ilgilenme, yemek ve yaşlı yakının işi çoğu evde yine aynı kişinin akşamına ekleniyor.
Burada erkeklerin yaptığı her şeyi yok saymak da kolay bir kaçış olur. Birçok evde paylaşım için gerçek bir çaba var; bazen gelir kaybı, vardiya ve mekân koşulları işi daha da düğümlüyor. Yine de “yardım etmek” sözü, yemek, çocuk ve çamaşır işlerinin öncelikle kimin sorumluluğu sayıldığını gösteriyor. Yemek yapan, çocuğu yatıran ya da çamaşırı asan erkek, kendi payına düşen işi yaptığında evdeki düzeni kuran kişiye yardım etmiş olmuyor. O düzenin sorumluluğunu üstleniyor.
Evdeki iş bölümü, uzun çalışma saatleri ve bakım sorumluluğuyla birlikte konuşulmalı. Evde işler açıkça bölüşülmeli; işyerleri de uzun saatleri ve bakım sorumluluğunu görünmez bir kişisel sorun gibi bırakamamalı. Haftalık iş listesi, okul mesajları, alışveriş ve bakım sorumlulukları bu paylaşımın içinde açıkça yer almalı.