Ekinoksun adı "eşit gece" demektir. Bu yüzden 23 Eylül'de gündüz ile gecenin tam on ikişer saat sürdüğünü düşünmek kolaydır. Takvimdeki ekinoks, Güneş'in merkezinin Dünya ekvatorunun düzleminden güneye geçtiği andır. Günün iki eşit parçaya ayrılması ise başka bir hesap verir.
Güneş doğarken diskin üst kenarı ufkun üzerinde belirir; merkezi o anda ufkun altındadır. Batışta diskin alt kenarı önce kaybolur, üst kenarı birkaç dakika daha görünür. Güneşin çapı bu iki ana birkaç dakika ekler.
Bir de atmosferin yaptığı küçük bir yön değişikliği vardır. Ufka yakın Güneş'ten gelen ışık havanın katmanlarında bükülür. Güneş geometrik olarak ufkun biraz altındayken gözümüze hâlâ ufkun üstündeymiş gibi görünür. Sabah ışık biraz erken gelir, akşam da biraz geç gider.
Bu yüzden aynı ekinoksta eşit gündüz-gece tarihi bulunduğunuz enleme göre değişir. ABD Deniz Gözlemevi, kuzey yarımkürede yaklaşık 40. enlemde eylül ekinoksundan sonraki günlerde on iki saatlik dengeye ulaşıldığını hesaplıyor. İstanbul gibi orta enlemlerde bugün gün doğumu ve batımı saatlerine bakarsanız, gündüzün geceyi birkaç dakika geçtiğini görürsünüz. Ekinoksu tanımlayan olay, Güneş'in öğle vakti gökyüzünde ekvatorun tam üstüne denk geldiği o astronomik andır.