Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Haneler geleceğe biraz daha bakıyor, cüzdan hâlâ temkinli

Haneler geleceğe biraz daha bakıyor, cüzdan hâlâ temkinli

Görsel: Gezdiren için yapay zekâ ile üretildi.

Temmuz ayında tüketici güveni yükseldi. TÜİK ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ortak anketinde endeks 87,9’dan 89,8’e çıktı; hanelerin mevcut maddi durum değerlendirmesi ve gelecek on iki aya ilişkin beklentisi de arttı. Bu rakam, evdeki hesabın düzeldiğini ilan etmiyor. Yine de insanların bütün kapıları kapatmadığını gösteriyor.

Bir markette kasaya yaklaşan kişinin telefon hesap makinesini açması, ekonominin en dürüst anketlerinden biridir. Sepetteki iki ürünü geri bırakırken gelecek ayı da hesaplar. Tüketici güvenindeki artış o iki ürünü yeniden sepete koydurmaz; fakat insanın yalnızca bugünü değil, yakın geleceği de düşünmeye başladığını anlatır.

Verinin sevindirici tarafı burada. Temmuzda hanenin mevcut maddi durum değerlendirmesi 72,3’ten 74,5’e, gelecek on iki ayın maddi durum beklentisi 89,5’ten 91,4’e yükseldi. Genel ekonomik durum beklentisi 83,9’dan 88,3’e çıktı. Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi ise 105,9’dan 105,1’e geriledi. İnsanlar biraz daha umutlu, fakat bu umudu hemen alışverişe çevirecek kadar rahat değil.

Bu ayrım, rakamı küçümsemek için kullanılmamalı. Uzun süre kaygıyla yaşayan bir hane için beklentinin değişmesi de hayatın bir parçasıdır. Bir çocuğun okul masrafını ertelememeyi düşünmek, bozulmuş buzdolabını tamir ettirmek için ayırılan parayı yeniden hesaplamak veya ay sonunda küçük bir pay bırakabileceğine inanmak, istatistik tablosunda görünmeyen kararlardır.

Fakat güven endeksinin yükselmesi, geçim sıkıntısının bittiği anlamına gelmez. Anket, insanların mevcut durumu ve geleceğe dair hissini ölçer; maaşın, kiranın ve faturanın kendisini ortadan kaldırmaz. Umut ile satın alma gücü aynı şey değildir. Biri zihinde önce belirir, diğeri cüzdanda sınanır.

Burada hanelerin kendisine dönüp bakması gereken bir taraf da var. Güven artınca ertelenmiş her isteği hemen borca çevirmek akıllıca olmayabilir. Aylardır bekleyen bir eşyanın gerçekten ihtiyaç mı, yoksa yorgunluğun ödülü mü olduğunu ayırmak kolay değil. Reklamlar bu ayrımı bizim yerimize yapmaya çok hevesli.

Yine de bütün yükü bireyin hesap makinesine bırakmak haksızlık olur. İnsanların umutlanabilmesi için fiyatların öngörülebilir, gelirlerin düzenli, yarının bugünden daha pahalı olmayacağına dair makul bir kanaatin bulunması gerekir. Güven, kişisel iyimserlik yarışması değildir; gündelik hayatın kurumlara ve birbirimize ne kadar yaslanabildiğinin de ölçüsüdür.

Temmuz verisi küçük ama önemli bir kapı aralıyor: İnsanlar geleceği tamamen terk etmiş görünmüyor. O kapıdan içeri girmek için ise yalnızca daha iyi hissetmek yetmez. Hanelerin hissettiği ihtiyatı, güveni kalıcı kılacak ekonomik ve kamusal düzenin takip etmesi gerekir. Kasada telefon hesap makinesini kapatmanın yolu, insanlara umut telkin etmekten çok hesabı taşınabilir hale getirmektir.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç