Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Okulun kapısı adresle açılıyor, kaygı evde büyüyor

İstanbul'da okul çantası ve kayıt hazırlığı

Eylül yaklaşırken bazı evlerde çanta ve defterden önce adres konuşuluyor. Çocuğun hangi okula gideceği, ailenin okulun kapısına kaç dakikada ulaşacağından mahalledeki sınıf mevcuduna kadar pek çok şeyi belirliyor. Bu nedenle veliler adres bilgisini yalnız kayıt işlemi için değil, çocuğun önündeki birkaç yılı anlamak için de takip ediyor.

Millî Eğitim Bakanlığının 19 Ağustos tarihli genelgesinde kayıt bölgelerine uyulması, bölge dışından öğrenci kaydı yapılmaması ve sınıf mevcutlarının dengelenmesi vurgulandı. Yeni eğitim yılında öğretmenlerin hazırlığı 1 Eylül'de, okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfların uyum eğitimi 7-11 Eylül'de başlayacak; ders zili 14 Eylül'de çalacak. Takvim net, fakat velilerin zihnindeki soru hâlâ eski: Çocuğum iyi bir okula gidebilecek mi?

Adres temelli kayıt, itiraz edilecek bir fikir değil; kamu okulunun herkese açık kalmasının temel araçlarından biri. Okulun kapasitesini, öğretmen sayısını ve sınıf düzenini tanıdıklar üzerinden dağıtmak daha büyük bir haksızlık yaratır. Parası, çevresi veya doğru kişiye ulaşma becerisi olanın kapıyı araladığı bir düzeni normalleştiremeyiz.

Fakat kuralın adil olması, sonucu herkes için eşit hissettirmiyor. Aynı ilçede iki mahallenin okul binası, ulaşımı, sınıf yoğunluğu ve öğretmen sürekliliği farklıysa adres yalnızca bir kayıt ölçütü olmaktan çıkıp çocuğun başlangıç koşuluna dönüşüyor. Bir aileye “ikamet ettiğiniz okul bu” demek, okulun niteliğiyle ilgili bütün soruları da beraberinde getiriyor.

Burada velinin kaygısını küçümsemek kolay. Bazı aileler gerçekten okulun eğitim ortamını, güvenliğini veya ulaşımını düşünüyor; bazıları da çevreden duyduğu cümlelerin peşinden gidiyor. Her kaygı doğru bilgiye dayanmıyor, ama her kaygıyı cehalet diye kenara itmek de kamu yönetiminin işini kolaylaştırmıyor. İnsanlar çocuklarının birkaç yılını etkileyebilecek bir kararı, söylentiyle vermek zorunda kalmamalı.

Bu yüzden kayıt döneminin asıl ihtiyacı yalnızca “bölgenize uyun” duyurusu değil. Velinin okulun kapasitesini, sınıf düzenini, uyum sürecini, ulaşımını ve başvuru yollarını anlayabileceği açık bir bilgi düzeni gerekiyor. Kayıt kuralı kadar itirazın nasıl yapılacağı, hangi durumda hangi kurumun devreye gireceği ve çocuğun okula uyumunda ailenin ne bekleyeceği de anlatılmalı.

Okul seçimini tamamen piyasa mantığına bırakmak istemiyorsak, devletin “her mahallede okul var” cümlesini “her mahallede anlaşılır ve güvenilir okul bilgisi var” düzeyine taşıması gerekir. Bilgiyi zamanında alan veli başvuru ve değerlendirme sürecini daha iyi yönetirken, diğer veli okulun kapasitesi ve itiraz yolu hakkında geriden gelir.

Benim hükmüm şu: Kayıt bölgesi kuralı korunmalı, fakat okulun kalitesi ve başvuru süreci mahalle dedikodusuna bırakılmamalı. Kamu kurumları okulun kapasitesini, uyum sürecini ve itiraz yolunu açıkça anlattığında adres kuralı aile için daha anlaşılır bir başlangıç noktası olur.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç