TÜİK'in temmuz işgücü verisi, işsizlik oranının bir ayda yüzde 7,6'dan yüzde 8,1'e çıktığını; istihdam edilen kişi sayısının da 388 bin azaldığını söylüyor. Aynı tabloda mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık fiili çalışma süresi 42 saat. Bu rakamlar memleketteki iş arayışını anlatır; bir fırının sabah hazırlığında, bir atölyenin teslim gününde ya da küçük bir mağazanın akşam kapanışında kaç kişinin gerektiğini ise anlatmaz. TÜİK'in temmuz bülteni bunu ölçmek için yapılmış bir işletme raporu değil.
Bu ayrımı kurmadan verilen işe alma kararı iki tarafa da pahalıya gelir. İşletme sahibi genel işsizlik oranını görüp “eleman bulunur” diye düşünür, sonra en yoğun üç saatte aynı kişi hem müşteriyle hem paketle hem de kasayla uğraşır. Ya da satışın asıl düştüğü saatte bir kişiyi daha bordroya ekler; ücret gününde sorun çözülmemiş, yalnızca sabit gider büyümüş olur. Bu durumda vardiyada hangi işin biriktiği yazılmadığında, aynı çalışana aynı yoğun saatte birbirini aksatan görevler verilir.
Temmuz verisindeki istihdam azalması, küçük işletmeye “bekle” ya da “hemen al” talimatı vermez. Yalnızca emek piyasasının rahat bir zeminde olmadığını hatırlatır. Bu yüzden işe alma görüşmesinden önce bakılması gereken sayı, son iki haftada hangi vardiyada hangi işin yarım kaldığıdır. Sipariş hazırlama mı gecikiyor, müşteri bekleme süresi mi uzuyor, teslimat için iş mi geri çevriliyor, yoksa mevcut çalışan boşlukları telafi etmek için sürekli fazla mı kalıyor? Bunların her biri başka bir görev tanımı ve başka bir saat ihtiyacı demektir.
Küçük işletmede bu kaydı tutmak için gösterişli bir insan kaynakları sistemi gerekmez. Gün sonunda aynı satırda vardiya saati, tamamlanamayan işin türü, ertesi güne kalan sipariş ve o gün tahsil edilen satış görülebilmeli. İki hafta sonra kayıtta aynı saat aralığında aynı iş birikiyorsa, ihtiyaç “bir kişi daha” diye değil, örneğin öğleden sonra paketleme ve müşteri teslimi için belirli saatlerde destek diye tarif edilebilir. Böyle bir tarif, işe alınacak kişiye de ne beklendiğini baştan söyler.
Burada bir başka kayıt daha önemlidir: yeni çalışanın maliyeti yalnız net ücret değildir. İşletme, ücretin yanında prim, yol, yemek, eğitim sırasında yavaşlayan iş ve ilk tahsilata kadar geçen zamanı aynı takvimde görmelidir. TÜİK'in 42 saatlik ortalaması, kendi ekibinin kaç saat çalışması gerektiğine cevap vermez; ama ortalamanın arkasına saklanmak yerine kendi saatini sayma gereğini gösterir.
İşgücü verileri ülkenin yönünü izlemek içindir. İşe alma kararında ise vardiya kaydı, hangi saat ve görev için bütçe ayrılacağını gösterir. Bu hafta işe ilanı açmadan önce, son on iş gününde geciken işi ve o işin saatini tek bir çizelgeye yazın; ancak aynı tıkanma tekrar ediyorsa görevi ve bütçeyi o satırdan kurun.