İşe Gelince / İşin İçinden

Hakan Uraz Yalçın

Hakan Uraz Yalçın

KOBİ ve küçük işletme yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Teklifin son kullanma tarihi siparişten önce görünmeli

Atölyede teklif dosyalarını karşılaştıran küçük işletme sahibi; yazısız temsili sahne.

3 Eylül'de açıklanan iki veri, küçük işletmenin aynı gün tuttuğu iki deftere bakmasını gerektiriyor. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 1,84, yurt içi üretici fiyatları yüzde 2,57 arttı. Bu iki oran bir dükkânın maliyetinin ya da satış fiyatının otomatik tarifesi değil. Ama peşin alınan mal ile birkaç hafta sonra teslim edilecek iş arasındaki boşluğun kayda bağlanması gerektiğini açıkça söylüyor.

Özellikle toptan satış, üretim, servis ya da siparişle çalışan işletmede sorun yalnızca etiketi güncellemek değildir. Müşteriye verilen teklif bugün kabul edilip teslimat üç hafta sonra yapılabilir. O arada tedarikçiden yeni fiyat gelir, nakliye eklenir, işçilik saati uzar. Eski teklifin hangi maliyetle verildiği yazılmamışsa işletme sahibi satış yaptığını sanırken marjı nerede bıraktığını ancak ay sonunda görür.

TÜİK'in Ağustos verisinde imalat ürünleri aylık yüzde 2,35 artmış görünüyor; elektrik ve gaz grubundaki aylık artış yüzde 6,03. Bunlar her işyerine aynı oranla yansır demek değildir. Zaten böyle bir hesap doğru olmaz. Bir fırının unu, bir mobilyacının levhası, bir servis işletmesinin yakıtı aynı kalem değildir. Fakat ortak mesele aynıdır: teklifin maliyeti ile teslim günündeki maliyet birbirine karışırsa, kasa satış tutarını görür; işin getirisini göremez.

Bu yüzden ilk iş yeni fiyat listesi çıkarmak değil, açık tekliflerin yanına dört sütun eklemektir: teklif tarihi, fiyatın geçerli olduğu son gün, ana girdinin son alış fiyatı ve teslim/ödeme tarihi. Peşinat varsa tutarı ile alınacağı gün de aynı satırda durmalıdır. Bu küçük kayıt, satış ekibinin verdiği söz ile satın almanın üstlendiği maliyeti ilk kez aynı işte buluşturur.

Burada müşteriyi her değişiklikte belirsizliğe itmek de çözüm değildir. Fiyat geçerlilik süresi baştan yazılabilir; uzun teslimli işlerde malzeme farkının hangi koşulda ele alınacağı açıkça söylenebilir. Böylece müşteri siparişi verirken neyi kabul ettiğini bilir, çalışan da telefonda sonradan pazarlık açmak zorunda kalmaz.

TÜFE'nin yıllık yüzde 31,51, Yİ-ÜFE'nin yıllık yüzde 27,95 artması, her ürüne bu oranları ekleme çağrısı değildir. Endeksler işletmenin kendi tedarik faturasının yerini tutmaz. Hakan Uraz Yalçın'ın bu veriden çıkardığı hüküm daha dar: fiyat hareketliyken en riskli dosya, fiyatı yazılmış ama süresi, girdisi ve tahsilatı yazılmamış sipariş dosyasıdır.

Yarın sabah açık teklifleri tarih sırasıyla çıkarın. Teslimatı fiyat geçerliliğinden sonra kalan, ana girdisi son kez ne zaman alındığı bilinmeyen ve peşinat günü boş olan işi önce işaretleyin. Yeni fiyatı değil, önce o siparişin hangi tarihte para bırakacağını netleştirin.

Hakan Uraz Yalçın yazılarından devam et

Tüm arşivi aç