İşe Gelince / İşin İçinden

Hakan Uraz Yalçın

Hakan Uraz Yalçın

KOBİ ve küçük işletme yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Kapasite desteğinde önce siparişin tıkandığı yeri yazmak

Küçük üretim atölyesinde iki çalışan, yazısız sipariş belgeleri ve üretim akışını inceliyor.

Görsel: Gezdiren için özgün olarak üretildi.

KOSGEB'in Kapasite Geliştirme Destek Programı için üçüncü dönem başvuruları 15 Eylül'de bitiyor. Duyuruda makine, yazılım, nitelikli personel, hizmet alımı ve projeyle ilişkili işletme sermayesi yan yana duruyor. Bu listeyi görünce küçük işletmenin ilk refleksi kolayca "hangisine destek çıkar?" sorusu oluyor. Bence daha işe yarar soru şu: Sipariş bugün hangi masada bekliyor?

Bir işletmede kapasite, depoya yeni bir makine girmesiyle kendiliğinden artmıyor. Sipariş tekliften üretime geçemiyor olabilir; üretim bitiyor ama kalite kontrol bekliyor olabilir; ürün çıkıyor fakat sevkiyat evrakı, yazılım kaydı ya da tahsilat günü birbirini tutmayabilir. O zaman yalnız makine için yazılan bütçe, işletmenin sorununu değil görünen nesnesini finanse eder. Kredi taksiti ise görünmeyen darboğaz açık kaldığı halde takvimde işlemeye başlar.

KOSGEB'in duyurusu, programın ölçek büyütme ve dijital dönüşüm yatırımlarını; üretim kapasitesi, verimlilik, dayanıklılık ve pazar büyüklüğüyle ilişkilendirdiğini söylüyor. Ayrıca makine-teçhizat-kalıp, yazılım, nitelikli personel, hizmet alımı ve proje bağlantılı işletme sermayesi sayılıyor. Bu, kaynak metnin verdiği çerçeve. Buradan çıkan işletme hükmü ise daha dar: Başvuru dosyasında her gideri aynı siparişin gecikmesini azaltıp azaltmadığıyla sınamak gerekir.

Örneğin makine talebi varsa dosyada sadece teknik özellik değil, bugünkü günlük üretim adedi, bekleyen sipariş sayısı, makinenin devreye gireceği tarih ve onu kullanacak vardiyanın zamanı bulunmalı. Yazılım gideri yazılıyorsa hangi tekrar eden kaydı kaldıracağı, siparişten faturaya kaç kişinin veri girdiği ve hatada telefonu kimin açacağı açık olmalı. Nitelikli personel kalemi, iş tanımı ve işe başlama günü olmadan yalnız ücret satırına dönüşür. İşletme sermayesi ise "nakit ihtiyacı" diye geniş bırakılırsa, proje malzemesiyle günlük eski borçların birbirine karışacağı yer olur.

Bu ayrım başvuruyu süslemek için değil, geri ödeme gününü gerçekçi görmek için gerekli. KOSGEB, proje süresini 24 ay, kredi vadesini 36 ay olarak belirliyor; kullanılan krediler için 20 puan geri ödemesiz finansman desteğinden söz ediyor. Finansman desteği, müşterinin ödeme vadesini ve ilk satışın tahsilat gününü değiştirmez. İşletme, yeni kapasitenin hangi ayda siparişe, o siparişin hangi gün tahsilata döneceğini yazmazsa destekli kredi de mevcut nakit sıkışıklığının üzerine eklenir.

Başvuru koşullarındaki güncel işletme beyanı ve KOBİ statüsü denetimi de aynı nedenle önemlidir; bunlar muhasebenin kendi başına tamamlayacağı kutucuklar değildir. Başvuru sahibi, mali müşaviriyle beyanı kontrol ederken satış, stok, sipariş ve ödeme verisinin hangi tarihte alındığını da görmelidir. Yanlış veya eski kayıt sadece başvuruyu geciktirmez; yatırımın hangi rakama yaslandığını belirsiz bırakır.

15 Eylül'den önce yapılacak en somut iş, destek kalemlerini çoğaltmak değil, tek bir ürün ya da hizmet akışını masaya koymaktır: Sipariş nerede bekliyor, bunu hangi gider açacak, gider ne zaman devreye girecek, satış ne zaman tahsilata dönüşecek? Bu bilgiler birbirini tutmuyorsa başvuru ekranını açmak için erken. Tutuyorsa işletme, hangi giderin önce devreye alınacağını ve ilk tahsilatın hangi tarihte bekleneceğini dosyada gösterebilir.

Hakan Uraz Yalçın yazılarından devam et

Tüm arşivi aç