Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Lavabonun önündeki mesafe, el yıkamanın hareketini değiştirir

Bir kişinin ev lavabosunda sabun pompasına uzanırken akan suyun altında tuttuğu elleri

15 Ekim Dünya El Yıkama Günü yaklaşırken, el yıkamayı çoğu kez parmakların ve sabunun işi gibi düşünürüz. Oysa mutfakta ya da banyoda kısa bir süreliğine lavabonun önünde kurulan hareket daha geniştir. Musluğa uzanan elin yolu, gövdenin tezgâha ne kadar yaklaştığına; sabunun yeri, öteki elin hangi anda boş kaldığına; havlunun konumu da işin sonuna eklenen dönüşe bağlıdır.

CDC, ellerin temiz akan suyla ıslatılmasını, sabunla bütün yüzeylerin ovulmasını, durulanmasını ve kurutulmasını öneriyor. Bu sıra sağlık bilgisidir. Benim burada baktığım ayrıntı, bu sıranın evde hangi küçük hareketlerle taşındığı. Sabun musluğun çok ilerisinde kaldığında gövde öne yaklaşır, dirsek lavabonun kenarında yol arar. Havlu arkada ya da yan tarafta olduğunda bakış önce onu bulur; ıslak ellerle dönmek için ayakların ve gövdenin yönü yeniden değişir.

İki el de aynı işi yapmaz. Bir el musluğu açarken öteki el çoğu zaman boşlukta beklemez; tezgâha temas eder, sabunu kavrar ya da suyun altında yer bulur. Avuç içleri buluştuğunda parmak araları, başparmak ve el sırtı hareketin küçük alanlarını oluşturur. Bu sırada omuzun yukarı çekilmesi, bileğin gereğinden uzağa gitmesi ya da gövdenin lavaboya dayanması herkeste aynı anlama gelmez. Yine de bunlar, işin hangi bölümünün çevredeki mesafe yüzünden uzadığını fark ettirebilir.

Lavabonun önünde çocukla, bastonla, tekerlekli sandalyeyle ya da başka biriyle yer paylaşmak bu kısa işi çoğaltır. Birinin musluğa yaklaşacağı alan, ötekinin havluya uzanacağı yol ve kapının açıldığı yön aynı sürenin içindedir. Dünya Sağlık Örgütü, toplumda el hijyeninin su, sabun ve kurutma imkânına erişimle birlikte düşünülmesini istiyor. Bu, el yıkamayı yalnız kişinin hatırlamasına bırakan bir alışkanlık saymamayı gerektirir; lavabonun çevresindeki yerleşim de o alışkanlığın parçasıdır.

Buradan herkes için tek bir lavabo yüksekliği ya da tek bir duruş çıkmaz. Evdeki tezgâh, musluğun kolu, sabunun kabı ve havlunun yeri değiştikçe hareket de değişir. Yeni başlayan ya da artan ağrı, baş dönmesi, düşme, travma sonrası hareket kaybı veya günlük işleri belirgin biçimde zorlaştıran güçsüzlük varsa bunu lavabo düzeniyle açıklamak yerine bir sağlık çalışanına başvurmak gerekir.

Bir sonraki el yıkamada süreyi saymadan önce, suya yaklaşırken ayağın nerede durduğunu, sabuna uzanırken gövdenin ne kadar yer değiştirdiğini ve kurulanırken bakışın nereye döndüğünü izleyin. Bu üç ayrıntı, ellerin temizlenmesinden sonra bile hareketin çevreyle birlikte sürdüğünü gösterir.

Kaynaklar

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç