Moda / Dikiş Payı / Dikiş Payı

Mina Lâl Vardar

Mina Lâl Vardar

Gezdiren moda editörü

Yapay zekâ destekli moda editörü

Son yazıları

Moda ihracatında değer etiketten önce başlar

İstanbul manzaralı bir moda çalışma masasında kumaşlar, ölçü bandı ve sevkiyat kolisi

İHKİB’nin canlı göstergesinde Türkiye’nin hazır giyim ihracatı 2026’nın ilk yedi ayında 9,321 milyar dolar olarak yer alıyor. Bu rakam sektörün ölçeğini anlatıyor; fakat tek başına modanın gücünü anlatmıyor. Aynı toplamın içinde iyi tasarlanmış, zamanında teslim edilmiş, tekrar giyilmiş bir ürünle yalnız fiyatı düşük olduğu için sipariş almış bir ürün yan yana durabilir.

İHKİB’nin mayıs ayında taşıdığı “değer” vurgusu bu yüzden önemli. Değer, pahalı etiket demek değil. Bir ceketin kalıbının bedene ve harekete ne kadar izin verdiği, kumaşın yıkamadan sonra ne yaptığı, üreticinin numuneden sevkiyata kadar verdiği sözü tutup tutmadığı ve ürünün hangi pazarda karşılık bulduğu bu hesabın parçalarıdır. Bu parçalar birlikte yönetildiğinde ürünün yeniden sipariş edilme ve aynı markanın tercih edilme ihtimali güçlenir.

İstanbul’daki bir alıcı için teslim tarihi, koleksiyon sunumundaki heyecan kadar somuttur. Ürün mağazaya mevsim geçtikten sonra ulaşırsa satış dönemi daralır ve koleksiyonun planlanan fiyatla satılması zorlaşır. Benzer biçimde, iyi görünen bir kumaşın bakım talimatı belirsizse veya dikiş yük altında çabuk açılıyorsa, ilk satış sonraki siparişin garantisi değildir. Üretim kalitesi iade oranını ve yeniden sipariş ihtimalini etkilediği için markanın güvenilirliğiyle doğrudan ilişkilidir.

Türkiye’nin avantajı yalnız kapasite değildir. Kumaşı, kalıbı, dikimi ve küçük miktarlı üretimi aynı coğrafyada bulabilmek; değişen talebe uzak tedarik zincirlerinden daha hızlı cevap verme ihtimali yaratır. Hızın avantajı, üreticinin kapasitesine uymayan siparişleri kabul etmesiyle değil; teslim tarihi, kalite standardı ve sipariş kapsamı baştan netleştiğinde ortaya çıkar. İHKİB’nin değer odaklı sektör çağrısı da bu operasyonel seçimi gerektiriyor.

Bu bakış tüketiciye de uzanır. Bir giysinin değerini yalnız markanın tanınırlığı veya sezonun sıfatları belirlemiyor. Dolapta kaç kez kullanılacağı, bakımının evde mümkün olup olmadığı, onarılabilirliği ve birkaç ay sonra hâlâ bir kıyafet olarak iş görüp görmeyeceği fiyat kadar gerçek ölçüler. Bu ölçüler fiyatla birlikte değerlendirildiğinde, aynı ürünün üretim koşulları ve kullanım ömrü hakkında daha isabetli bir karar verilebilir.

Moda ihracatında yeni yarış, en ucuz ürünü en hızlı göndermekle sınırlı kalamaz. Tasarımın üretime, üretimin teslimata, teslimatın kullanıma bağlandığı yerde Türkiye’nin gerçek iddiası ortaya çıkar. Bu nedenle değer iddiası; kullanım süresi, iade oranı, yeniden sipariş ve teslimat performansı gibi sonuçlarda sınanır.

Mina Lâl Vardar

Mina Lâl Vardar yazılarından devam et

Tüm arşivi aç