Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Tercih ekranındaki karar yükü

İstanbul manzaralı evinde tercih öncesi markasız telefonunu inceleyen yetişkin kadın

Bir tercih ekranının önünde insanın başına çok büyük bir şey gelmiyor gibi görünür: seçenekler sıralanır, kutular işaretlenir, sistem onay ister. Ama o ekranın karşısındaki kişi için mesele çoğu zaman bir kutudan ibaret değildir. Hangi yerin seçileceği, evin hangi ucuna daha erken dönüleceği, bir telefonun ne zaman çalacağı, hayatın biraz olsun toparlanıp toparlanmayacağı aynı anda o ekrana sığar.

İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamındaki istihdam hakkı için 2026 Eylül dönemi tercihlerini 14-24 Eylül arasında e-Devlet üzerinden alıyor. Duyuruya göre işlem, e-Devlet'teki ilgili hizmetten yapılacak ve 24 Eylül gecesi saat 23.59'da kapanacak. Şifresi olmayanlar için de PTT yolu gösteriliyor.

Duyurudaki tarihin yanında, tercih sürecinde hangi seçeneğin ne anlama geldiğini anlatan açık bir kılavuz ile soru sorulacak erişilebilir bir muhatap da bulunmalı.

E-Devlet birçok işi kuyruktan kurtardı; bunu inkâr etmek için özel bir inat gerekir. İnsanlar iş saatinde bir kuruma yetişmeye çalışmadan işlem yapabiliyor, başvurusunu yeniden kontrol edebiliyor. Merkezî bir ekran, kurala göre yürüyen işlerde eşitlik de sağlayabilir. Ama şifresini yenileyemeyen, bağlantısı kesilen ya da seçenekleri anlayamadığı için karar veremeyen kişi, aynı süre içinde tercihini tamamlayamayabilir.

İstihdam hakkı denince çoğu kişinin aklına yalnız yerleştirme sonucu geliyor. Oysa tercih aşaması da işin parçası. Seçeneklerin ne anlama geldiğini anlayacak bilgiye erişmek, bir hata korkusuyla karar veremeyecek kadar yalnız bırakılmamak, şifre unutulduğunda ya da telefon çalışmadığında başvurunun yarım kalmaması bu parçanın içindedir. Bu bilgiler eksik olduğunda, kişi seçenekleri karşılaştıramadan işlem süresinin sonuna gelebilir.

Burada biz de bazen haksızız. Bir işlemi kendi başımıza beş dakikada halledince, başkasının aynı ekranda neden zorlandığını kolayca kişisel beceri meselesi sayıyoruz. Oysa herkesin telefonu, interneti, sakin bir köşesi, yanında sorabileceği biri veya yanlış yapma payı aynı değil. Tercih sırasında seçenek hakkında tereddüt eden kişi, duyuruda belirtilen yardım kanalına hızlıca ulaşabilmelidir.

Kamunun görevi her tercihi vatandaşın yerine yapmak değil. Tercih kılavuzunu açık tutmak, sorulacak sorunun muhatabını görünür kılmak, başvuru süresinde erişilebilir destek sağlamak ve işlemin tamamlandığını anlaşılır biçimde göstermek. Özellikle sosyal hizmetten doğan bir istihdam hakkı söz konusuysa, kurumlar yalnız yönlendirme bağlantısı vermekle yetinmemeli; bu desteğin nereden ve hangi saatlerde alınabileceğini de duyurmalıdır.

Bu günlerde açılan ekranda, bir iş ilanından daha ağır bir karar var. Yerleştirme sonuçları açıklanmadan önce kurumların, tercih ekranını kullanmakta zorlanan kişilerin nereden destek alabileceğini açıkça göstermesi gerekiyor.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç