Esenler Yerleşkesi'nde 18 Ağustos akşamı film izlemek için para ödemek gerekmiyor. Metro İstanbul'un Açık Hava Sinema Günleri'ndeki Gerçek Kahraman gösterimi ücretsiz; giriş için kayıt gerekiyor, kontenjan sınırlı ve kapılar saat 20.00'de açılıyor. Kâğıt üzerinde küçük bir etkinlik bilgisi gibi duran bu ayrıntılar, İstanbul'da kültüre kimin ne kadar kolay ulaşabildiğini anlatıyor.
Ücretsiz kelimesi şehir hayatında fazla hızlı kullanılıyor. Bilet fiyatının sıfırlanması önemli bir eşik, fakat tek eşik değil. Kayıt tarihini takip etmek, telefona gelen kodu saklamak, etkinlik yerine zamanında varmak, akşam dönüşünü ayarlamak ve yanında gelecek kişilerin sayısını bilmek de bu deneyimin parçası. Bir ailenin dört kişilik rezervasyon sınırına sığması başka, tek başına çalışan birinin kayıt açıldığı saatte bilgisayar başında olamaması başka bir mesele.
Metro İstanbul bu yaz altıncı kez düzenlediği sinema günlerinde 2021'den bu yana 85 bin 274 kişiyi ağırladığını açıklıyor. Bu sayı, talebin gerçek olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda etkinliğin neden yalnızca hoş bir yaz jesti olarak görülmemesi gerektiğini de anlatıyor: İnsanlar ücretsiz bir akşama bile ihtiyaç duyuyor. Çünkü sinema bileti, ulaşım, bir şeyler içmek ve iki saatlik boşluğu satın almak birçok kişi için hâlâ birlikte hesaplanan bir paket.
Kontenjanın sınırlı olması da tek başına bir kusur değil. Her etkinliğin bir kapasitesi var; güvenlik ve düzen bunu gerektiriyor. Sorun, sınırlılığın kamusal faydayı belirleyen tek görünmez ölçüye dönüşmesi. Kayıt açılışını bilen, hızlı davranabilen, telefonunu düzenli kullanan ve Esenler'e ulaşımı kolay olan kişi avantaj kazanıyor. Bu insanların hakkını tartışmıyorum. Fakat kapıda para alınmaması, kayıt ve ulaşım koşulları anlaşılmadığında tek başına yetmiyor; etkinliğe girmek isteyen kişi ne yapacağını önceden bilmek zorunda kalıyor.
İyi bir belediye etkinliği, rezervasyon ekranından sonra da devam eder. Doluluk bilgisi açıkça görünür; iptal edenin yeri boşa düşmez; ulaşım ve dönüş bilgisi kolay bulunur; refakat veya yaş kuralları son anda sürpriz olmaz. 15 yaş altı katılımcıların ebeveyn eşliğinde gelmesi makul bir güvenlik kuralı olabilir. Kural geç duyurulduğunda ya da sayfanın içinde kaybolduğunda, güvenlik amacı taşıyan düzenleme katılımcı için son dakika engeline dönüşebiliyor.
İstanbul'un ücretsiz kültür programları arttıkça belediyelerden her akşam herkesi içeri almasını bekleyemeyiz. Ama ücretsizliğin reklam cümlesi olarak kalmasına da razı olmamalıyız. 18 Ağustos'taki gösterim, bir filmden daha fazlasını gösterebilir: Şehir, boş zamanını koruyamayanlara da akşam ayırabiliyor mu? Bu yüzden gösterimin başarısı, dolu salondan önce kayıt ve dönüş bilgisinin kaç kişi için anlaşılır olduğuyla da ölçülmeli.