İstanbul’da okulun ilk günü, sabah alarmından önce başlayan bir koordinasyon sınavıdır. Çocuk çantasını ararken servis bekler, çalışan ebeveyn işe yetişme hesabı yapar, otobüs durağında herkes aynı soruyu sessizce çözer: Bugün yola kaç dakika daha eklenmiştir?
İBB, 24 Ağustos’ta okulların açılmasıyla birlikte AKOM’da kriz masası kurdu. Açıklamaya göre 17 bin okul servisi trafiğe çıktı; servisler ilk iki gün arabalı vapurlardan öncelikli yararlanacak. İBB’ye bağlı, bilet sistemine dahil toplu ulaşım araçları da ilk gün 06.00–16.00 arasında ücretsiz olacak. Bu, ailelerin cebini rahatlatan ve şehirdeki yoğunluğu yönetmeye çalışan makul bir karar.
Ücret alınmayan yolculukta bekleme süresi uzayabilir, bir aktarma daha gerekebilir, kaldırımda çocukla durmak zorunda kalınabilir. Evden okula gidiş yalnızca turnikeden geçmekten ibaret değil; çantanın ağırlığı, kaldırımın genişliği, servisin yanaşacağı yer ve iş yerine varış saati de bu yolculuğun parçası.
Servislere öncelik verilmesi de bu yüzden yalnız trafik tekniği olarak görülmemeli. Bir servisin arabalı vapura önce alınması, o servisteki çocukların yolunu kısaltabilir; aynı anda vapura yetişmeye çalışan başka yolcuların beklemesini uzatabilir. Burada mesele, kimin önceliği hak ettiği üzerine bir kavga çıkarmak değil. Çocukların güvenli ulaşımı elbette öncelikli olmalı. Kamusal yönetimin görevi, bu önceliğin bedelini rastgele bekleyen yolcuya bırakmamaktır.
İlk gün ücretsiz ulaşım da benzer bir sınır taşıyor. Bilet parasının alınmaması önemlidir; özellikle birden fazla çocukla yolculuk eden veya okulun ilk gününde güzergâhını yeniden öğrenen aileler için. Ama ücretsiz sefer, yoğunluğu kendiliğinden çözmez. Durağa erişemeyen yaşlı, kalabalıkta çocuğunun elini bırakmak istemeyen ebeveyn, tekerlekli sandalye kullanan yolcu ve işe geç kalma ihtimali olan çalışan aynı sistemin farklı yüklerini taşır.
İstanbul’un okul açılışında ihtiyaç duyduğu şey yalnızca kriz masası değil, masadan sokağa inen açık bilgidir: Hangi hatlarda ek sefer var, servis önceliği hangi saat ve güzergâhlarda uygulanıyor, yaya geçişleri nasıl korunuyor, bir arıza olduğunda aile ne yapacak? Bilgi son dakika duyurusuna sıkıştığında, hangi hatta bineceğini ve ne kadar bekleyeceğini önceden bilmeyen aile daha fazla zaman kaybeder.
Bugün şehirde binlerce aile aynı anda yeni bir rutine giriyor. Herkesin aynı anda yola çıkması kaçınılmaz olabilir; belirsizliği azaltmak ise ulaşım yönetiminin sorumluluğunda. Ücretsiz ulaşım önemli bir kolaylık; bunun işe yaraması için okul çevresindeki yaya geçişleri, servis noktaları ve arıza duyuruları da aynı gün düzenli işlemeli.