Bir sandalyenin mağazadaki hikâyesi çoğu zaman ölçü, renk ve fiyatla başlar; vida gevşediğinde ya da döşemesi değişeceğinde susar. Oysa evde yer kaplayan nesne, satın alma anından sonra da karar ister: Hangi parça sökülür, hangi yüzey nasıl temizlenir, yedek parça nereden bulunur, usta hangi bilgiyi görmelidir?
Avrupa Komisyonu, temmuzda Dijital Ürün Pasaportu kayıt altyapısını çalışmaya açtı. Bu altyapı, ürün bilgisini üreticinin dosyasında kapalı tutmak yerine standart bir biçimde erişime açmak için kuruluyor. Komisyonun takviminde mobilyaya ilişkin özel kuralların 2028’de kabul edilmesi öngörülüyor. Her dolapta ya da koltukta okutulacak bir pasaport bugün henüz yok. Fakat bu gelişme, mobilyanın biçimi kadar kullanım sonrasındaki bilgisinin de hesaba katılması gerektiğini gösteriyor.
Ev eşyasında bilgi eksikliği, çoğu zaman küçük bir arızayı büyük bir harcamaya çevirir. Bir çekmecenin rayı değişecekse ölçüsünü, bağlantı biçimini ve üreticinin parça yolunu bilmek gerekir. Bir sandalyenin döşemesi yenilenecekse kumaşın sökülme düzeni, iskeletin bağlantısı ve eski kaplamanın altında ne bulunduğu işin süresini değiştirir. Bunlar teknik servis masasındaki ayrıntılar gibi görünür; hane bütçesi için doğrudan sonuçları vardır.
Bu dijital kayıt fikrinde QR kod tek başına yeterli olamaz. Kodun açtığı kayıtta hangi bilginin bulunduğu önem taşır. Mobilya için malzeme bileşimi, bağlantı parçaları, bakım sınırı, söküm sırası, yedek parça süresi ve geri alma yolu anlaşılır biçimde yazılmadığında, kullanıcı onarım veya parça değişimi için yeniden araştırma yapmak zorunda kalır. Bu ayrıntılar, ürün evde kullanılırken ya da onarım için açılırken gereken bilgiyi sağlar.
Komisyonun Dijital Ürün Pasaportu sayfası, ürün grubuna göre güvenlik, menşe, malzeme, onarılabilirlik, yeniden kullanım ve geri dönüşüm bilgisinin yer alabileceğini söylüyor. Bu başlıkların her biri bir mobilya için aynı derinlikte gerekmeyebilir. Bir masif ahşap masanın bakım notu ile modüler bir depolama ünitesinin parça listesi ayrı bilgi ister. Yine de mağazadaki bilgi düzeni, nesnenin hangi kullanım sorusuna cevap verdiğini söylemelidir.
Ada Nehir Erten’in baktığı yer burasıdır: Mobilya seçimi, oturma odasında iyi duran nesneyi bulma işi olmaktan çıkar; evin ileriki yıllardaki bakım düzenini de kurar. Kiralık evde yaşayan biri için sökülüp takılabilen bağlantı, taşınma günü değer kazanır. Çocuklu bir evde silinebilen yüzeyin yanında yedek kulp veya kapak bilgisi önemlidir. Yaş ilerledikçe ağır bir ünitenin içindeki parçalara erişim, katalog fotoğrafından daha belirleyici hâle gelir. Bu koşullar herkes için tek ölçüyle açıklanamaz. Satın alanın doğru soruyu sorabilmesi için nesnenin kendi bilgisinin açık olması gerekir.
Türkiye’de satışa sunulan mobilya için Avrupa’daki bu takvimin doğrudan bir yükümlülük kurduğunu söylemek doğru olmaz. Yine de üretici, mağaza ve tasarımcı açısından yararlı bir eşik sunuyor: Bir ürünü tanıtırken sadece kumaş kartelası ve kampanya fiyatı yeterli mi? Kullanıcıya vida ölçüsünü, yüzey bakımını, değişebilir parçayı ve servis temasını da bırakmak gerekir mi?
Bu sorular, her eşyayı veri tabanına çevirmek için sorulmuyor. Ürünle birlikte parça listesi, bakım talimatı ve servis yolu saklandığında, kullanıcı onarım anında sıfırdan araştırma yapmak zorunda kalmaz. Üretici bu bilgiyi güncel tuttuğunda, mağaza da satış sonrası iletişim için açık bir yol gösterdiğinde, aynı eşyanın kullanımı daha uzun süre sürdürülebilir.