Görsel: Gezdiren için üretildi.
29 Ekim sabahı bazıları evden geç çıkar, çocukla kahvaltıyı uzatır, törene gider ya da birkaç saatlik boşluğu sakince kullanır. Hastanelerde, metro girişlerinde, itfaiye merkezlerinde ve nöbetçi birimlerde ise çalışma sürer. Bu günün vardiya listesinde kaç kişinin yer aldığına, çoğu zaman ancak bir aksaklık yaşanınca dikkat ederiz.
Bu, çalışanın bayramdan dışlanması gerektiği anlamına gelmiyor. Sağlık, ulaşım ve süreklilik isteyen işler bir takvime bakıp duramaz. Zaten 2429 sayılı Kanun, 29 Ekim'i Ulusal Bayram sayarken sürekli görev yapan kuruluşlara ilişkin özel hükümleri de saklı tutuyor. Şehir bazen açık kalmak zorunda. Mesele, bu zorunluluğun vardiyadaki insanın zamanı ve bedeni üzerinde bıraktığı hesabı görünmezleştirmemek.
İş Kanunu'nun 44. maddesi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayı sözleşmeye ya da sözleşmede hüküm yoksa işçinin onayına bağlıyor. 47. madde de Kanun kapsamındaki işçiler için çalışılmayan günün ücretini, çalışılan gün içinse ek bir günlük ücreti düzenliyor. Bunlar küçük dipnotlar sayılmaz. İşçi, bayramdaki çalışmasının karşılığını vardiya çizelgesinde ve bordrosunda açıkça görebilmelidir.
Bayram günü açık olan her yeri aynı değerlendirmeye koymak kolaycılık olur. Yoğun bakım hemşiresi, ulaşım çalışanı ve tatil alışverişinin temposunu taşıyan kişi farklı iş koşullarında çalışır; sözleşmeleri ve yasal kapsamları da değişir. Bu farklar, nöbetin süresi, izin günü ve ücret karşılığı planlanırken her işyerinde açıkça yazılmalıdır.
Uluslararası Çalışma Örgütü, uzun çalışma sürelerinin dinlenmeyi, aile sorumluluklarını ve topluluk hayatına katılımı daralttığını hatırlatıyor. Bu cümleyi uzaktan kurulmuş bir çalışma hayatı ilkesi gibi okumaya gerek yok. Bayram sabahı çocuğunu törene bırakamayan, akşam yemeğine yetişemeyen ya da ertesi günün yorgunluğunu tek başına toplayan çalışan için izin günü, aileyle geçireceği zamanı doğrudan belirler.
Burada biz de kendimize dürüst davranmalıyız. Sıcak çay, açık eczane, çalışan otobüs, gecikmeyen paket istiyoruz; fakat bunların hangi vardiya düzeniyle mümkün olduğunu çoğu zaman sormuyoruz. Hizmet almak ayıp sayılmaz. İnsanların yaptığı işten dolayı suçluluk duyması da istenmez. Kamu kurumlarıyla işverenler ise nöbet düzenini, dinlenme telafisini ve ücretleri çalışanların anlayacağı biçimde önceden açıklamalıdır.
29 Ekim'de vardiyaya girecek çalışanlar, tören ve dinlenme zamanlarını önceden bilmelidir. Nöbetleri, izin telafileri ve ücretleri belirsiz bırakılmamalıdır.