Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Mutluluk oranı yükseldi, hayatın hesabı hafiflemedi

Akşam saatinde ev sofrasında çay paylaşan iki yetişkin; masada sebzeler ve bez alışveriş çantası

Görsel: Gezdiren için üretildi.

Bir evde aynı gün iki cümle doğru olabilir. Akşam sofraya oturunca insan sevdiği biriyle konuşmaktan memnun kalır, marketten dönerken de poşetin ağırlığıyla kasadaki toplam arasındaki farkı düşünür. Hayat pahalılığı konuşulunca insanların sevinçlerini küçümsemek kolaylaşıyor. Mutluluk oranı yükselince de geçim derdinin abartıldığı sanılıyor. Anket sonuçlarını tek başına okuyan biri, mutfak alışverişiyle ilgili endişeyi de insanların birbirine yaslanma ihtiyacını da kaçırır.

TÜİK'in 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması'nda mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 53,3'e çıktı. Aynı araştırmada hayat pahalılığı, katılımcıların yüzde 31,3'ü tarafından ülkenin en önemli sorunu olarak gösterildi. Ortalama yaşam memnuniyeti ise 2024'te olduğu gibi 5,7'de kaldı. Bu veriler birbirini bozmuyor. Araştırma, insanların sevdikleriyle kurduğu bağı, sağlıklarını, umutlarını ve günün küçük iyi anlarını bir yanda; ev bütçesini zorlayan koşulları öte yanda duyabildiğini gösteriyor.

Burada sayılara gereğinden fazla şiir yüklemeye de gerek yok. Bir anket, kimsenin mutfağında ne piştiğini ya da bir telefon geldiğinde hangi masrafın akla düştüğünü tek tek anlatmaz. Yine de bir şeyi açık ediyor: İnsanlar hayatlarından tamamen vazgeçmiş bir halde yaşamıyor. Yakınından destek gören, çocuğunun yol aldığını gören, sağlığı yerinde olan ya da yarına dair bir ihtimal taşıyan kişi, zor bir ekonomik dönemde de mutlu olduğunu söyleyebilir.

Bu ihtimali küçümsemek, insanların elinde kalan iyi şeylere de yukarıdan bakmak olur. Aileyle içilen çay, komşunun kapıyı çalması, iş arkadaşının bir yükü paylaşması bütçe tablosunda görünmez ama insanın gününü taşır. TÜİK araştırmasında mutluluk kaynağı sorulduğunda katılımcılar aileyi ilk sıraya koyuyor. Bu sonuç, aile kurumuna tek renkli bir övgü olarak okunamaz. Yakınlarının yanında kendini güvende hissetmeyen çok insan var; pek çok kişi ailesiyle aynı yakınlıkta yaşama olanağı da bulamıyor. Fakat insanların birbirinden aldığı desteğin, hayatın ağır taraflarını tek başına taşımaktan farklı bir güç verdiği anlaşılıyor.

Öte yandan bu destek, hayat pahalılığının faturasını ailelerin içine kapatmak için mazeret olamaz. Yetişkin çocukla aynı evde yaşamak, yaşlı bir yakının ilacını bölüşmek, arkadaş grubunda borç para istemeden önce uzun uzun düşünmek ya da bayram ziyaretini yol masrafına göre ayarlamak dayanışma sayılabilir. Kamu hizmeti, adil ücret ve ulaşılabilir barınma aksadığında aile içindeki konuşmalar da para isteme, bakım işi ve ziyaret masrafı etrafında dönmeye başlar.

Kolay cevap, mutluluk araştırmasına bakıp kimsenin şikâyet edecek hakkı olmadığını söylemek. Bir başka kolay cevap da mutlu olduğunu belirtenleri hayatın gerçeğinden kopuk görmek. İki tavır da insanı tanımıyor. Bir kişi bugün çocuğuyla gülebilir, yarın elektrik faturası geldiğinde uykusu kaçabilir. Bir kadın ailesinden aldığı sevgiyle ayakta kalırken işten eve döndüğünde ikinci vardiyasına başlayabilir. Bir genç arkadaşlarıyla iyi hissederken kendi evine çıkmanın hesabını erteleyebilir.

Hayat pahalılığını yalnız öfkeli bir yüz ifadesiyle, mutluluğu da yalnız gülümseyen bir fotoğrafla okumayı bıraksak iyi olur. İnsanların iyi hissettiği alanları korurken geçim sıkıntısının somut yükünü de konuşmak gerekir. Güvenli iş, düzenli gelir, erişilebilir ulaşım ve bakım hizmeti, insanların birbirine ayırdığı zamanı sürekli endişenin gölgesinden çıkarır.

İnsanların mutlu olabildiğini duymak kıymetli. Onların hangi masraf karşısında gerildiğini, hangi hizmete ulaşamadığını ve hangi yükü aile içinde sessizce devrettiğini sormak da aynı ölçüde kıymetli. Bu iki tarafı birlikte duyunca, güvenli işin, düzenli gelirin, erişilebilir ulaşımın ve bakım hizmetlerinin neden ertelenemeyeceği daha açık görülüyor.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç