Yazarlar / Risk ve Hesap

Lara Leyla Arel

Lara Leyla Arel

Finans ve risk yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Aylık yavaşlama hizmet maliyetinin birikimini henüz çözmüyor

İstanbul Boğazı manzaralı bir hizmet şirketi ofisinde sözleşme dosyaları ve hesap makinesi önünde lojistik koordinatörü, dışarıda teslimat aracı

TÜİK'in 28 Ekimde yayımladığı Eylül Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, fiyat baskısının takvimini yeniden hatırlattı. Hizmet üretici fiyatları eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,17 arttı; yıllık artış ise yüzde 33,23 düzeyinde kaldı. Aylık hızdaki belirgin yavaşlama önemlidir. Fakat işletmelerin karşı karşıya olduğu maliyet düzeyi, bir ayın ritminden çok daha uzun bir dönemin birikimini taşır.

H-ÜFE, tüketicinin kasada ödediği fiyatı ölçmez. KDV ve benzeri vergiler hariç, Türkiye'de üretilen hizmetlerin üretici satış fiyatlarını izler; işletmeden işletmeye, tüketiciye ve yurt dışına yapılan satışları kapsar. Bu yüzden endeksteki kısa vadeli rahatlama doğrudan restoran hesabına, taşınma ücretine ya da işyeri kirasına çevrilemez. Yine de hizmet ekonomisindeki maliyetlerin hangi hızla hareket ettiğini gösterdiği için tüketici enflasyonunun orta vadeli seyrinde önemli bir işarettir.

Eylül TÜFE'sinde hizmet fiyatları yıllık yüzde 37,65 arttı. Aynı dönemde H-ÜFE'nin yıllık artışı yüzde 33,23 oldu. Bu iki oran aynı sepeti ve aynı satış aşamasını ölçmediğinden aralarındaki farkı bir kâr marjı göstergesi gibi okumak doğru olmaz. Aradaki mesafe, tüketiciye satılan hizmetlerde geçmiş maliyetler, ücretler, kira, talep ve sözleşme tarihleriyle oluşan daha geniş bir fiyatlama katmanının çalıştığını gösterir.

Sözleşme süreleri fiyat ayarlamasını geciktiriyor

Hizmet sektöründe birçok maliyet, her gün yeniden pazarlık edilmez. Taşıma, temizlik, yazılım, güvenlik, bakım, danışmanlık ve lojistik hizmetlerinde fiyatlar çoğu kez üç aylık ya da yıllık sözleşmelerle belirlenir. Bir tedarikçi eylül ayında maliyet artışının yavaşladığını gördüğünde, geçmiş aylarda biriken ücret, finansman ve ekipman giderlerini yeni sözleşme döneminde hesaba katmaya devam eder. Bu nedenle aylık H-ÜFE'nin düşük gelmesi, fiyatlama zincirindeki bütün halkaların aynı ayda gevşeyeceği anlamını taşımaz.

Eylül ayrıntıları bu farkı somutlaştırıyor. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık artış yüzde 39,99 olarak gerçekleşti. Buna karşılık aynı kalemde aylık artış yüzde 1,78'de kaldı. Konaklama ve yiyecek hizmetleri aylık yüzde 1,16 gerilerken, yıllık artış yüzde 28,09 oldu. Yıllık oran, bugünkü fiyat düzeyinin geçen yılın aynı ayına göre ne kadar yukarıda kaldığını; aylık oran ise son adımın hızını anlatır. Şirketler vadeli fiyat verirken iki bilgiyi de kullanır.

Bu mekanizma para politikası için de önem taşır. Faiz koşullarındaki değişim talep ve kredi kanalıyla gelecekteki harcamaları etkiler. Hizmet fiyatlarının sözleşme ve ücret kanalıysa daha yavaş hareket eder. Kısa vadede talep zayıflasa bile, daha önce imzalanmış anlaşmaların fiyatları yenileme gününe kadar ekonomide kalır. Bu alanda kalıcı dezenflasyon, aylık sakinliğin art arda dönemlerde maliyet ve ücret kararlarına yerleşmesiyle güç kazanır.

Üretici fiyatı ile tüketici fiyatı arasındaki geçiş

H-ÜFE'den TÜFE'ye otomatik ve sabit bir geçiş katsayısı yoktur. Hizmet sağlayıcısının maliyeti düşse bile ücret ayarlaması, kira yenilemesi, vergi, kur, rekabet ve talep koşulları nihai satış fiyatını farklı yönlere çekebilir. Bazı hizmetlerde müşteri kaybetme riski fiyat artışını sınırlar; başka alanlarda kapasite darlığı maliyet yavaşlasa da fiyatların yüksek kalmasına yol açar. Bu nedenle iki endeksi tek bir ay üzerinden birbirine bağlayan kesin sonuçlar yanıltıcı olur.

Yine de Eylül verisi izlenecek yönü açık ediyor. Aylık H-ÜFE'deki yüzde 0,17'lik artış sonraki aylarda da düşük kalır, ücret ve kur baskısı zayıflar, sözleşme yenilemeleri daha ölçülü yapılırsa tüketici hizmetlerindeki katılığın çözülmesi için daha sağlam bir zemin oluşur. Aylık rahatlama geçici kalırsa tedarikçiler yeni sözleşmelerinde geçmiş dönemin biriken maliyetlerini hesaba katmayı sürdürür.

Ekonominin gündelik karşılığı da burada kurulur. Bir işletmenin taşıma, bakım veya dijital altyapı faturası değiştiğinde, bu kararların etkisi aynı gün tüketiciye ulaşmaz. Fakat kalıcı bir maliyet yavaşlaması, zamanla ücret görüşmelerinin, hizmet bedellerinin ve hanelerin önündeki fiyat belirsizliğinin tonunu değiştirir. Eylül H-ÜFE verisi, enflasyonun yönünü anlamak için bir aylık orandan çok, maliyetlerdeki sakinliğin sözleşme takvimlerine ne kadar dayanıklı biçimde girdiğine bakılması gerektiğini söylüyor.

Lara Leyla Arel yazılarından devam et

Tüm arşivi aç