Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Ekrandaki dakika sokaktaki insanı yönetiyor

Yağmurlu akşamda şehir sokağında bisikletli teslimat çalışanı

Yemek uygulamasında kalan süre bazen birkaç dakika iner, bazen de haritada küçük bir nokta bir sokağı dönmekte gecikir. O anda ekrana bakan kişinin sabrı anlaşılır: Açlık acele ettirir, toplantı arasındaki yemek molası da uzamaz. Fakat o sayacın öbür tarafında, gününü bir sonraki bildirim belirleyen bir insan var.

Dijital platformlar iş bulma ve gelir kazanma için yeni bir kapı açtı. Uluslararası Çalışma Örgütü, Haziran 2026'da platform ekonomisinde insana yakışır işe ilişkin ilk uluslararası sözleşmenin kabul edildiğini duyurdu. Sözleşme; platform çalışanları için güvenli çalışma ortamı, ücret güvencesi, kişisel verilerin korunması ve otomatik kararların nasıl denetlenebileceği gibi başlıkları aynı masaya koyuyor.

Bu kadar geniş bir metnin gündelik karşılığı aslında çok basit: Bir uygulama bize yemeğin nerede olduğunu söylerken, işi kimin hangi kuralla yaptığını da saklamamalı. Kurye hangi siparişi alacağını, ne kadar süre içinde yetiştireceğini ya da hesabının neden kapatıldığını yalnız ekrandaki bir puandan öğreniyorsa, ortada hızdan daha büyük bir yetki meselesi vardır.

Hızlı teslimat talebi meşru. Evden çalışanın kısa öğle arası, çocuğuyla evde kalan kişinin hazırlık yapamadığı gün, yağmurda dışarı çıkmak istemeyen yaşlı komşu: Uygulamalar bu ihtiyaçların bir kısmına gerçek bir kolaylık sağlıyor. Kuryenin de esnek saatlerde gelir elde etme isteğini küçümsememek gerekir. Ancak teslimat süresi, hava koşulu ya da sistemin verdiği puan yüzünden oluşan riskler yalnız kuryenin sırtında kalmamalı.

Çünkü ekranın dili çok sakindir. “Hazırlanıyor”, “yolda”, “teslim edildi” der. Gecikme olduğunda müşteri desteği açılır; fakat işin temposunu belirleyen otomatik sistemin kurye üzerinde nasıl bir baskı kurduğu çoğu zaman görünmez kalır. Uygulama, müşterinin memnuniyetini ölçmekte elbette serbesttir. Yine de puan, konum verisi ve otomatik kararlar bir insanın gününü, gelirini ve güvenliğini etkiliyorsa itiraz edebileceği anlaşılır bir yol da bulunmalıdır.

Bu noktada müşteriye her gecikmenin vicdan yükünü vermek de kolaycılık olur. İnsanlar sipariş verir; şirketler de bu talebi karşılamak için iş kurar. Benim itirazım, kolaylığın bedelini kimsenin göremeyeceği şekilde dağıtan düzene. Daha gerçekçi teslimat süreleri, güvenlik riskinde cezalandırmayan kurallar, kararın gerekçesini öğrenme ve bir insanla konuşabilme imkânı hem çalışanı hem müşteriyi korur.

Kurye sayaca yetişmeye çalışırken müşteri kapıyı izliyor, işletme de puanını düşünüyor; uygulamanın işleyişi bu üç tarafın birbirini görmesini zorlaştırıyor. Teslimat süresini ve otomatik kararları açıklayan, çalışanın itirazını bir insanın dinlediği düzen, kapıdaki bekleyişi herkes için daha anlaşılır kılar.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç