Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Gıda israfı mutfaktan raflara uzanıyor

Akşam ışığında mutfak tezgâhında bez alışveriş çantası, taze sebzeler ve saklama kabına yeşillik yerleştiren eller

Akşam eve girip poşetleri tezgâha koyunca insanın ilk duygusu çoğu zaman rahatlamaktır: Evde yiyecek var. Sonra buzdolabının arkasından unutulmuş bir yeşillik, yarım kalmış bir yoğurt ya da alınırken hevesle seçilmiş bir meyve çıkar. Çöpe giderken can sıkar. Bir de fiyatların her alışverişte kendini hatırlattığı günlerde, bu küçük kayıp daha çok dokunur.

29 Eylül, Uluslararası Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü. FAO'nun bugün için derlediği son verilere göre, tüketiciye ulaşan gıdanın yüzde 19'u perakende, yemek hizmetleri ve hanelerde çöpe gidiyor. UNEP'in 2024 endeksi, 2022'deki gıda israfının yüzde 60'ının hanelerde oluştuğunu hesaplıyor. Bu iki bilgi kolay bir parmak sallama daveti gibi okunabilir: Demek ki herkes listesini iyi yapacak, dolabını iyi düzenleyecek, mesele kapanacak.

Kapanmaz. Evdeki israfı hesaba katmak gerekir; fakat bütün sorumluluğu alışveriş poşetini taşıyan kişiye bırakmak, hayatın nasıl işlediğini biraz fazla temiz anlatmaktır.

Sepette başlayan yük

Market rafındaki kampanya, aile düzenini hesaba katmaz. İki al bir öde çağrısı, tek yaşayan ya da evde düzenli yemek pişiremeyen biri için evde kullanılmadan kalma riskini büyütür. Büyük paket fiyat açısından daha makul görünebilir; küçük paketi almak ise sanki beceriksizliğin bedeliymiş gibi pahalıdır. İş saatleri uzadığında, bakım sorumluluğu arttığında ya da eve dönüş saati her gün değiştiğinde, iyi niyetle alınmış malzeme mutfakta plan bekler.

Evin içindeki payı yok saymak da doğru olmaz. Gereğinden çok almak, son kullanma tarihini görmezden gelmek, artanı kullanabilecekken çöpe atmak birer karar. Ama kararın önüne konan koşulları yok sayınca, israfı karakter testi gibi konuşmaya başlıyoruz. Oysa aynı insan, haftanın bir günü yemeği yetiştiremediğinde başka bir gün bozuk çıkan ürünü ayıklamakla uğraştığında ya da çocukların sevmediği bir yemeği yeniden ısıttığında, zamanı ve bütçesi daralmış bir hayatı idare eder.

FAO, bu yılki günün temasını gıda kaybını ve israfını azaltmanın dönüştürücü gücü olarak belirledi. Bu ifade büyük gelebilir. Mutfakta kusursuzluk ödevi vermek yerine, paket boyundan tarih bilgisinin okunurluğuna, satış kampanyasından mahallede erişilebilir paylaşım ağlarına kadar sistemin insanı hangi davranışa ittiğini değiştirmek gerekir.

Ayıp duygusundan daha işe yarar bir düzen

İsraf konuşulunca sıkça vicdana sesleniyoruz. Vicdan gerekli; çünkü çöpe atılan yiyeceğin üretiminde emek, su, enerji ve para var. Ama pazar paketleri küçük hanelere göre ayarlanmıyorsa, vardiyası her hafta değişen birinin planı yalnız iyi niyetle düzelmiyor.

Bana kalırsa daha dürüst soru şudur: İnsanların daha az çöpe atabilmesi için alışveriş ve saklama düzenini kolaylaştırıyor muyuz? Etiketler açık mı, kampanyalar küçük haneleri cezalandırıyor mu, pazar kapanırken yenilebilir ürünler nereye gidiyor, işyerinde kalan yemek için güvenli bir paylaşım yolu var mı? Bu soruların her biri evdeki davranışı değiştirir; üstelik kimseyi ayıplamadan.

Elbette mutfakta yapılacak şeyler var: Alışverişten önce dolaba bakmak, yakın tarihlileri öne almak, artanı ertesi günün yemeğine katmak. Bunlar gündelik hayatta değerli alışkanlıklar. Fakat gıdayı korumayı yalnız iyi ev idaresi diye anlatırsak, düzensiz çalışma saatleriyle, pahalı küçük paketlerle ve erişimi zor paylaşım kanallarıyla yaşayan insanlara haksızlık ederiz.

Bir paket maydanoz ya da yarım kutu yoğurt çöpe gittiğinde, onu yetiştirenin emeği, onu taşıyanın mesaisi, eve getirenin parası ve o akşam için kurulan küçük plan da boşa düşüyor. Pazar kapanırken yenilebilir ürünlerin nerede paylaşılabildiğini bilmek, o gün eve taşınan gıdanın çöpe gitmesini azaltabilir.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç