Yazarlar / Risk ve Hesap

Lara Leyla Arel

Lara Leyla Arel

Finans ve risk yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Eylül beklenti farkı fiyat kararını zorlaştırıyor

Yazısız, markasız sebze pazarında fiyat etiketi ile ürünleri inceleyen esnaf ve müşteri

TCMB'nin eylül anketi, enflasyon beklentilerinin aynı yönde hareket etmediğini gösteriyor. On iki ay sonrası beklenti piyasa katılımcılarında yüzde 23,70'e, hanehalkında yüzde 45,60'a yükseldi. Reel sektörün beklentisi ise yüzde 32,50'ye geriledi. Aradaki mesafe, fiyatlama kararının ortak bir geleceğe dayanmadığını anlatıyor.

Firmalar maliyetlerini, talebi ve finansman koşullarını hesaba katar; haneler ücretlerinin satın alma gücünü ve ertelenmiş harcamaların bedelini tartar. Piyasadaki daha düşük oran ile günlük hayatta hissedilen daha yüksek fiyat korkusu birbirinden uzaklaştığında, aynı para politikası sinyali herkesin hesabına aynı güçle girmez.

Fiyat ayarlaması ortak hızda yapılmıyor

Reel sektör beklentisinin yüzde 32,50'ye inmesi önemlidir. Bu oran, firmaların maliyet ve talep hesabında gelecek yılın fiyat artışını ağustosa göre daha sınırlı gördüğünü gösterir. Yine de hanehalkının yüzde 45,60'lık beklentisiyle arasında 13,1 puan bulunuyor. Bu fark, tek başına firmaların fiyat belirleme niyetini ölçmez; tüketicinin fiyat artışını daha uzun süre taşıyacağı düşüncesinin canlı kaldığını gösterir.

Bu koşulda harcama ile fiyat ayarlaması birbirini besleyebilir. Bir hane, ihtiyacını daha pahalılaşmadan alma eğilimine girdiğinde talep öne çekilir. Firma da müşterinin maliyet baskısını kalıcı gördüğünü düşünürse fiyat değişikliğini daha kolay değerlendirir. Beklenti farkı sürdüğünde bu iki davranış, açıklanan enflasyon oranı yavaşlasa da birkaç ay daha devam edebilir.

Politikanın testi beklentiyi yakınlaştırmak

TCMB'nin 10 Eylül toplantı özeti, sıkı para politikası duruşunun korunacağını kayda geçiriyor. Bu duruşun ölçüsü tek başına piyasa katılımcılarının beklentisi olamaz. Politikanın etkisi, reel sektör ve hanehalkının gelecek on iki aya ilişkin oranlarının zaman içinde birbirine yaklaşmasıyla da değerlendirilmelidir.

Eylül verisi iyileşme ile kırılganlığın aynı anda bulunduğu bir tablo sunuyor. Firmaların oranı gerilerken piyasa ve hanehalkı oranlarının yükselmesi, dezenflasyonun ortak bir inanca dönüşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde ücret, hizmet fiyatları ve kredi koşulları kadar bu üç beklentinin birbirine yaklaşıp yaklaşmadığı izlenmeli. Beklentiler gerilediğinde firmaların fiyat değişiklikleri ile hanelerin büyük harcama kararları da daha az belirsizlikle alınacaktır.

Lara Leyla Arel yazılarından devam et

Tüm arşivi aç