Eylül fiyat verileri, dezenflasyonun yalnız yıllık oranla izlenemeyeceğini yeniden gösterdi. TÜFE aylık yüzde 1,84, Yİ-ÜFE yüzde 2,07 arttı. Tüketici fiyatlarında yıllık artış yüzde 29,73'e inerken, üretici fiyatları yıllık yüzde 27,38 yükseldi. Yıllık iki oranın birbirine yaklaşması, firmaların maliyetindeki her hareketin hemen raf fiyatına taşınacağı anlamına gelmez; fakat fiyat zincirinin rahatladığını söylemek için de erken.
TÜFE, hanelerin satın aldığı mal ve hizmetlerin fiyatını ölçüyor. Yİ-ÜFE ise Türkiye'de üretilip yurt içinde satılan ürünlerin, dolaylı vergiler dışındaki üretici satış fiyatlarını izliyor. Aradaki fark zamanlama, sözleşme süresi, stok, rekabet ve talep koşullarından doğar. Bu nedenle aylık Yİ-ÜFE artışını sonraki ayın tüketici enflasyonu için tek başına tahmin saymak doğru olmaz.
Maliyet zinciri üç ayrı kanaldan çalışıyor
Eylül verisinde imalat ürünlerinde aylık Yİ-ÜFE artışı yüzde 2,32 oldu. Enerjideki aylık artış yüzde 3,55'e ulaştı; ara mallarında artış yüzde 2,04 olarak kaydedildi. Bu üç grup, üretim maliyetinin farklı aşamalarını temsil ediyor: enerji doğrudan faturaya ve taşımaya, ara malı fabrikadaki girdiye, imalat ise ürünün çıkış fiyatına temas ediyor. Talep zayıfsa işletmeler maliyetin bir bölümünü marjlarından karşılayabilir. Talep güçlenir ya da maliyet artışı uzarsa aynı esneklik daralır.
Tüketici tarafında en büyük ağırlığa sahip grupların seyri de önemini koruyor. Eylül ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 27,62, ulaştırmada yüzde 35,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 39,99 oldu. Bu oranlar aynı alışveriş sepetinde toplanmaz; yine de hane fiyat algısının hangi kalemlerde sertleştiğini gösterir.
Politikanın izlemesi gereken mesafe
Para politikası tüketici fiyatlarını doğrudan tek bir düğmeyle değiştirmez. Finansman koşulları talebi etkiler; kur, ücret, enerji ve ara malı maliyetleri de üretim zincirine farklı gecikmelerle girer. Eylül verisi, yıllık enflasyondaki düşüşün korunması için aylık maliyet ritminin de yavaşlaması gerektiğini hatırlatıyor.
Önümüzdeki ay bakılacak gösterge, yalnız TÜFE'nin yıllık seviyesi olmayacak. İmalat ve enerji maliyetlerinin hızı, bu maliyetlerin tüketici fiyatlarına ne kadarının geçtiği ve konut ile ulaştırmadaki direnç birlikte izlenmeli. Dezenflasyonun kalıcılığı, oranların arasındaki kısa mesafeden çok bu geçiş kanallarının yeniden sakinleşmesine bağlı.