TÜİK’in ağustos işgücü verisi, işsizlik oranındaki düşüşün tek başına rahatlatıcı bir tablo vermediğini gösteriyor. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı temmuzdaki yüzde 8,1’den yüzde 7,8’e indi; istihdam 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bine çıktı. Buna karşılık atıl işgücü oranı 0,4 puan yükselip yüzde 31’e ulaştı. Ekonomide iş arayanların bir bölümü iş bulurken, daha geniş emek kapasitesinin kullanılmadığı alan büyüdü.
Bu farkın gündelik karşılığı yalın. Bir iş bulunması, çalışanın istediği süreye ve gelire eriştiğini göstermiyor. Daha fazla çalışmaya hazır olduğu hâlde saatini artıramayanlar ile çalışmak isteyip aktif aramadan uzaklaşanlar, dar işsizlik tanımının dışında kalabiliyor. TÜİK’in tamamlayıcı göstergesi bu iki grubu işsizlerle birlikte izliyor. Bu yüzden yüzde 7,8, iş arayanların dar tanım içindeki oranını; yüzde 31 ise emek arzının üretime tam bağlanamayan bölümünü anlatıyor.
İstihdamın niteliği büyümenin sınırını belirliyor
İkinci çeyrekte ekonomi yıllık yüzde 2,3 büyüdü. Ağustos verisinde istihdam artışı da var. Yine de bu iki gelişme, üretim kapasitesinin kalıcı biçimde genişlediğini kanıtlamıyor. İşe girişler düşük saat, düşük verimlilik ya da geçici talep koşullarında yoğunlaşırsa gelir yaratma gücü sınırlı kalır; şirketler de yeni makine, eğitim ve kalıcı kadro yatırımını ertelemeye devam eder.
Fiili haftalık çalışma süresinin ağustosta 0,5 saat artarak 42,5 saate çıkması, mevcut işlerdeki yoğunluğun da izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Buradaki hareket tek başına ücret ya da verimlilik hükmü vermez. Ancak yeni istihdamın yanı sıra çalışma süresi, açık pozisyonların sürekliliği ve atıl işgücünün seyri birlikte okunmadan işgücü piyasasının gücü anlaşılamaz.
Kadınların katılımı kapasitenin en büyük açığı
İşgücüne katılım oranı toplamda yüzde 52,5’te kaldı. Erkeklerde oran yüzde 70,5, kadınlarda yüzde 35. Aradaki 35,5 puanlık mesafe, büyümenin kullanamadığı üretim ve gelir kapasitesini de gösteriyor. Kadınların istihdama düzenli katılımını zorlaştıran bakım düzeni, ulaşım, güvenli çalışma ortamı ve kayıtlı iş imkânı çözülmeden işsizlik oranındaki kısa dönemli iyileşme ekonominin potansiyelini büyütemez.
Eylül sonunda açıklanan ağustos verisinin söylediği şey bu: İşsizlikteki düşüş izlenmeli, fakat ekonomi politikasının hedefi daha dar bir oranı iyileştirmekle sınırlı kalmamalı. Kalıcı güç, çalışmak isteyenlerin işe, yeterli saate ve verimli üretime bağlanabildiği bir piyasada oluşur. Önümüzdeki aylarda istihdamın sayısı kadar atıl işgücünün ve kadın katılımının yönü de bu nedenle belirleyici olacak.