Temmuzda mağazadaki hareket ile ticaretin bütünü aynı yöne gitmedi. TÜİK'in 11 Eylül'de yayımladığı veriye göre ticaret satış hacmi yıllık yüzde 0,6 gerilerken perakende satış hacmi yüzde 10,4 arttı. Kasadan geçen ürün çoğalmış olabilir; fakat toptancı, üretici, lojistikçi ve bayi arasında akan malın tamamı aynı canlılığı taşımıyor.
Bu ayrışma, tüketim talebinin tek başına geniş ve dengeli bir büyüme göstergesi sayılamayacağını hatırlatıyor. Perakende endeksi nihai alıcının yaptığı alışverişi izler. Ticaret satış hacmi ise motorlu taşıtlar, toptan satış ve perakendeyi birlikte kapsar. Biri evin mutfağına, diğeri ekonominin dağıtım kanallarına daha yakındır. Aynı ayda aralarındaki mesafe açıldığında, harcamanın hangi halkalarda yoğunlaştığı önem kazanır.
Satışın yönü tedarik kararını değiştirir
Perakendedeki artış, ailelerin her kalemde rahatladığını kanıtlamaz. Hacim endeksi fiyat etkisinden arındırılmış miktarı izler; gelir dağılımını, borçluluğu ya da alışverişin hangi ürünlerde toplandığını tek başına söylemez. Buna karşılık toptan ticaret ve araç piyasası zayıf kaldığında, işletmeler sipariş ve stok kararlarında daha ihtiyatlı davranabilir. Bu ihtiyat önce depoda, ardından taşımacılıkta ve üretim programında görünür.
Bu nedenle Temmuz verisini iki zıt ekonomi resmi gibi okumak da doğru olmaz. Perakendede güçlenen talep, bazı sektörler için gelir ve istihdam desteği yaratır. Ancak bu gücün yaygın bir üretim döngüsüne dönüşmesi; siparişlerin ara malına, yatırımı yöneten firmaların planlarına ve tedarikçilerin çalışma saatlerine ulaşmasına bağlıdır. Aynı günlerde açıklanan sanayi üretimi verisinin temmuzda yıllık yüzde 0,3 gerilemiş olması, bu bağlantının henüz otomatik kurulmadığını gösteriyor.
Büyümenin kalitesi rafın arkasında ölçülür
Ekonominin gündelik yüzü kasada görünür, fakat kalıcı büyüme rafın arkasındaki akışta oluşur. Perakende satışının artması, talebin tamamen kaybolmadığına işaret eder. Toplam ticaret hacmindeki düşüş ise bu talebin tedarik zincirinin bütününe aynı kuvvetle yayılmadığını anlatıyor.
Önümüzdeki aylarda izlenmesi gereken yalnız satış oranı değil; toptan ticaret, sanayi üretimi ve stok davranışının birlikte verip vermediği sinyal olacak. Tüketimin canlılığı üretim ve lojistikte karşılık bulursa büyüme daha geniş bir zemine oturur. Bulmazsa, günlük harcama ekonominin dar bir bölümünü ayakta tutarken şirketlerin yatırım ve istihdam iştahı sınırlı kalır.