İşe Gelince / İnsan ve Sistem

Derya İdil Sönmez

Derya İdil Sönmez

İnsan kaynakları ve organizasyonel psikoloji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

İşten ayrılan çalışan kurumun bilgisini de götürür

Yazısız ofis masasında iş devri kontrol listesi, erişim kartı, kapalı dizüstü bilgisayar ve düzenli proje dosyaları

İstifa dilekçesi geldiğinde birçok kurumun ilk hesabı aynıdır: yerini kim dolduracak, devir kaç gün sürecek, hangi erişimler kapanacak? Bu sorular gereklidir. Fakat ayrılma kararının nasıl oluştuğunu yalnız “kişisel tercih” kutusuna koymak, kurumun kendi payına bakmasını erteler.

Bir çalışanın ayrılma nedeni tek cümleye sığmaz. Ücret, yöneticiyle ilişki, görev sınırı, ilerleme imkânı, sağlık, bakım sorumluluğu ya da başka bir iş teklifi aynı anda etkili olabilir. İnsan kaynakları, o konuşmayı tek ve kesin bir nedene indirmek yerine ayrılan kişinin söylediğini güvenli biçimde kaydetmeli; tekrar eden işaretleri ekip, görev ve karar düzeyinde incelemelidir.

Türkiye’de işçi, haklı nedenle derhal fesih dışındaki ayrılışlarda bildirim süresini gözeterek yazılı bildirim yapmakla yükümlüdür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının açıklaması, bu sürenin kıdeme göre iki haftadan sekiz haftaya değiştiğini belirtiyor. Bu zaman yalnız iş devri için kullanılmamalı. Çalışanın ücret, izin ve sigortalılık işlemlerine ilişkin sorularını kimin yanıtlayacağı ile ayrılma görüşmesinin kime ulaşacağı da baştan belli olmalı.

Çıkış görüşmesinde sınırlar baştan anlatılmalı

“Neden gidiyorsun?” sorusu, çalışan için baskı yaratabilir. Özellikle yöneticiyle yaşanan bir sorun, ayrılma kararında rol oynadıysa görüşmenin aynı yönetici tarafından yapılması güvenli bir bilgi üretmez. Çalışan açık konuşmasa bile bu, kurumun araştırmayı kapatması için yeterli sayılmaz.

İyi bir çıkış görüşmesi dar bir kayıtla başlar: görüşmeyi yapan kişi, tarih, gizlilik sınırı, çalışanın paylaşmayı seçtiği somut olaylar ve kurumun sonraki adımı. Kişinin sağlık bilgisi, yeni işyerinin ayrıntıları ya da paylaşmak istemediği özel hayatı bu kayda zorla girmez. Görüşme sonunda çalışana, kendi beyanının nerede tutulacağı ve kimlerin erişebileceği açıklanmalıdır.

Uluslararası Çalışma Örgütü, işveren-çalışan ilişkisini ilgilendiren şikâyetlerin uygun usullerle incelenmesini ve çalışanların şikâyet nedeniyle olumsuz sonuç yaşamamasını temel bir ilke olarak anlatıyor. Bu ilke, istifa görüşmesine de yön verir: Çalışanın anlattığı olay, “zaten gidiyor” denilerek kenara bırakılamaz. Ayrıldıktan sonra aynı yöneticiyle çalışanlar için devam eden bir risk bulunabilir.

Toplanan veri, kişiyi yeniden teşhis etmek için kullanılmamalı

Çıkış görüşmelerinde ikinci hata, her ayrılan çalışandan çok ayrıntı toplamak oluyor. “Kültür uyumu”, “bağlılık sorunu” ya da “kişisel beklenti” gibi geniş etiketler yönetime kolay bir açıklama verir; hangi kararın değişeceğini açıklamaz.

İnsan kaynaklarının bakacağı daha somut işaretler var: Aynı ekipten ayrılanlar benzer bir vardiya, ücret, görev ya da yönetici kararını mı anlatıyor? İş tanımı ile fiilen yapılan iş arasında fark var mı? Ayrılma bildiriminden önce çalışan bir itiraz veya destek talebi iletmiş mi? Bu kayıtlar kişi listesine dönüşürse çalışanı korumaz. Sınırlı erişim, toplulaştırma ve belirli bir inceleme tarihi; ekipte tekrar eden bir sorun bulunup bulunmadığını araştırmaya imkân verir.

Burada ayrım önemlidir. Bir çalışanın ayrılma niyeti, performans verisinden ayrı tutulmalıdır. Ayrılma görüşmesinde anlattığı bakım sorumluluğu, sağlık durumu veya mali güçlük de yöneticinin terfi, vardiya ya da ücret karar ekranına taşınamaz. Bu bilgiler İK dosyasında sınırlı erişimle tutulur; yöneticinin ekranına yalnız devir, görev ve kadro kararı için gerekli bilgi gider.

Devir planı işteki boşlukları açığa çıkarır

Ayrılan çalışan “bilgiyi yanında götürdü” denince, suç çoğu kez kişiye yüklenir. Oysa kritik işin tek kişide toplanması, ortak dosyada güncel talimat bulunmaması ya da bir kararı yalnız bir çalışanın takip edebilmesi önceden kurulmuş bir iş tasarımı sorunudur.

Bildirim süresinde yapılacak devir, bu sorunun ayrıntılarını ortaya çıkarabilir. Hangi müşteriye ya da sürece ilişkin karar bekliyor? Hangi dosyaya kim erişecek? İşin sahibi ayrıldıktan sonra hangi tarih ve yetkiyle karar verecek? Açık pozisyon dolana kadar hangi görev duracak? Bu soruların yanıtı bir kontrol listesinden ibaret kalmamalı; sorumlu kişi ve bitiş tarihiyle kayda girmeli.

Çalışan, bildirim süresinde makul devir bilgisi vermekle yükümlü olabilir. Kurum, yıllardır tek kişinin omzunda tuttuğu kritik işi son hafta içinde eksiksiz teslim almayı beklememelidir. Devir planı, yedeksiz kalan işi ve yazılı karar yolu bulunmayan aşamaları saptamak için yapılır.

Ayrılıktan sonra karar verilmezse kayıt raf olur

Çıkış görüşmesi tamamlanıp erişimler kapatıldığında dosya kapanmış sayılabilir. Kurumsal öğrenme o anda başlamalıdır. İnsan kaynakları, örneğin üç ayda bir, ayrılış kayıtlarından yalnız belirli eşikleri aşan konuları yönetime taşıyabilir: aynı ekipte kısa sürede artan ayrılma, aynı iş aşamasında tekrar eden görev belirsizliği veya tamamlanmamış devirler.

Yönetimin yanıtı da izlenebilir olmalı. Bir ekipte görev tanımı değişecekse kim karar verecek, çalışanlara ne zaman bildirilecek, sonuç hangi tarihte yeniden bakılacak? Hiçbir değişiklik yapılmayacaksa gerekçesi yazılmalı. Ayrılış görüşmesi kaydı, bu incelemede yalnız toplulaştırılmış işaret olarak kullanılmalı; tek bir çalışanın beyanı üzerinden kalan ekip hakkında karar verilmemeli.

İstifa, kurum için kadro açığından fazlasını anlatır. Bir çalışanın ayrılması, işin hangi bilgisinin kişiye bağlandığını, hangi itirazın karşılıksız kaldığını ve yöneticinin hangi kararı görmediğini gösterebilir. Bu bilgiyi saygılı, sınırlı ve sonuç doğuran bir kayıtla inceleyen kurum; hem ayrılan çalışana hem de kalan ekibe daha dürüst davranır.

Kaynaklar

Derya İdil Sönmez yazılarından devam et

Tüm arşivi aç