Yazarlar / Risk ve Hesap

Lara Leyla Arel

Lara Leyla Arel

Finans ve risk yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Döviz açığındaki büyüme firmaların finansman tercihini daraltıyor

Yazısız, markasız sanayi limanı ve üretim tesisi karşısında bilanço evraklarını inceleyen yönetici

TCMB'nin 22 Eylül'de yayımladığı temmuz verisi, reel sektörün döviz bilançosundaki baskının hafiflemediğini gösteriyor. Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığı bir ayda 5,0 milyar dolar artarak 210,8 milyar dolara ulaştı. Kur hareketinin etkisi firmaların ihracat geliri, döviz varlığı ve borç vadesine göre değişiyor. Açık büyüdükçe finansman kararlarının hata payı daralıyor.

Temmuzda varlıklar 2,3 milyar dolar artarken yükümlülükler 7,3 milyar dolar yükseldi. İhracat alacakları ve yurt içi bankalardaki döviz mevduatı varlık tarafını destekledi; türev yükümlülükleri, yurt içi nakdi krediler ve ithalat borçları ise yükümlülük artışında belirleyici oldu. Bu bileşim, yalnız borcun düzeyine bakmanın eksik kalacağını anlatıyor. Açığın büyüklüğü kadar, hangi işletmenin hangi vadede ve hangi para biriminde ödeme yaptığı da ekonomik faaliyetin dayanıklılığını belirliyor.

Vade farkı kur riskini değiştiriyor

Kısa vadeli döviz varlıkları 151,8 milyar dolar, kısa vadeli yükümlülükler 147,4 milyar dolar düzeyinde kaldı. Kısa vadeli net pozisyon 4,4 milyar dolar fazla verdi. Bu tampon önemlidir; yakın vadeli ödemelerin tamamının yeni döviz borcuyla çevrilmek zorunda olmadığını gösterir. Ancak toplam açık 210,8 milyar dolarken bu fazla, uzun vadeye yayılan yükümlülüklerin yarattığı bilanço hassasiyetini ortadan kaldırmaz.

Net açığı değerlendirmek için borcun süresini, gelirlerin döviz niteliğini ve korunma araçlarını birlikte izlemek gerekir. İhracatçı bir firmanın döviz geliri, yükümlülüğünün bir bölümünü doğal olarak dengeler. İç pazara çalışan ve döviz geliri sınırlı bir firma için aynı borç yapısı daha ağır sonuç üretir. Kur hareketinin maliyetlere ve fiyatlara geçişi bu ayrımın üzerinden ilerler.

Sıkı finansman bilanço disiplinini zorunlu kılıyor

TCMB, 10 Eylül kararında politika faizini yüzde 37'de tuttu ve sıkı para politikası duruşunun süreceğini belirtti. Böyle bir ortamda şirketlerin tercihi iki ayrı maliyet arasında kuruluyor: Türk lirası finansmanının faiz yükü ile döviz borcunun kur riski. Birini seçmek diğerini yok etmiyor; vade, nakit akışı ve satış para birimi kararı belirliyor.

Temmuz verisi, kur istikrarı ile kredi koşullarının aynı bilanço üzerinde birleştiğini gösteriyor. Açık büyürken ani bir kur hareketi firmaların bilançosunu, ithalat maliyetini ve fiyatlama davranışını aynı anda etkileyebilir. Sıkı finansman borcun çevrilmesini zorlaştırabilir; gevşeklik kur ve beklenti kanallarını zorlayabilir. Önümüzdeki dönemde net açığın vadesi, sektör dağılımı ve döviz gelirleri birlikte izlenmeli.

Lara Leyla Arel yazılarından devam et

Tüm arşivi aç