Görsel: Gezdiren
Avrupa Savunma Ajansı büyüyen harcama rakamlarını kayda geçiriyor; sınır aşan takviyenin varış süresini ortak izin ve ulaştırma kuralları belirliyor. Brüksel’de 15–16 Ekim’de toplanan Avrupa Konseyi, askerî hareketlilik düzenlemesinin yıl sonuna kadar tamamlanmasını istedi. Düzenleme, doğu kanadına takviye gönderen birliklerin sınır geçişi ve ulaştırma işlemlerini ortak kurallara bağlamayı hedefliyor.
Avrupa Savunma Ajansı’nın ilk yıllık hazırlık raporu, üye devletlerin 2025’te savunmaya 418 milyar avro harcadığını, bunun Birlik gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 2,2’sine karşılık geldiğini belirtiyor. Aynı rapor, 2029’da harcamanın 547 milyar avroya çıkabileceğini öngörüyor. Bu büyüklük siyasi iradenin yeniden silahlanma yönünde döndüğünü anlatıyor. Fakat bütçe toplamı, tümenlerin hangi köprüden geçeceğini, mühimmatın hangi demiryolu hattında bekleyeceğini ya da bir limanın kriz gününde hangi sırayla kullanılacağını cevaplamıyor.
Sınırdaki gecikme, cephedeki açık
Askerî hareketlilik çoğu zaman ulaştırma başlığı altında anılıyor. Kriz gününde uygulanacak kararın hızı, bu başlıktaki izin ve altyapı düzenine bağlıdır. Bir zırhlı konvoyun ya da hava savunma unsurunun birkaç ülke üzerinden ilerlemesi için izin, gümrük işlemi, teknik standart, demiryolu açıklığı, köprü kapasitesi ve güvenli haberleşme aynı anda çalışmalıdır. Bu zincirdeki bir gecikme, planlanan takviyenin tehdit altındaki bölgeye zamanında ulaşmasını engeller.
Avrupa Konseyi, savunma hazırlığını 2030’a kadar yükseltme hedefini yeniden teyit ederken dokuz kabiliyet alanında ortak çalışma istedi. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, deniz alanı ve askerî hareketlilik aynı listede duruyor. Bir hava savunma bataryasının müttefik hava sahasında kullanılması, ikmal planı, sınır geçiş izni ve ortak harekât düzeni gerektirir. Bu izin ve koordinasyon düzeni, satın alma kararından sonra ayrıca hazırlanmalıdır.
Doğu Kanadı Gözetimi ve Avrupa drone savunma girişimi, sınırdaki hava, deniz ve hibrit tehditleri izlemek için kuruluyor. Askerî hareketlilik ise bu baskıya hangi hızla cevap verileceğini belirliyor. Avrupa’nın doğu sınırındaki devletler alarm ile takviye arasındaki saatleri doğrudan güvenlik hesabına yazar. Bu süre, takviye planlarının caydırıcılığa katkısını belirler.
Para arttı, ortak karar eksik
Ajansın raporu, özellikle drone ve karşı-drone kabiliyetlerinde, ayrıca deniz alanında ilerleme kaydedildiğini bildiriyor; aynı metin kayda değer kabiliyet açıklarının sürdüğünü de söylüyor. Konsey sonuçları ortak tedarik, talep birleştirme, sınır aşan tedarik zincirleri ve sanayi finansmanı üzerinde bu nedenle duruyor. Avrupa’nın önündeki soru, harcamayı aynı takvim, aynı teknik dil ve aynı teslim yükümlülüğü içine koyup koyamayacağıdır.
Burada ulusal teşvikler belirleyici olur. Hükümetler kendi fabrikalarının iş yükünü, kendi ordularının önceliğini ve ihracat kararındaki yetkilerini korumak ister. Bu tercih anlaşılırdır; savunma egemenlik alanıdır. Fakat ortak bir tehdit karşısında her devletin siparişi, ruhsatı ve sevkiyatı kendi temposunda yürütmesi, Avrupa’nın toplam kaynaklarını ortak kuvvete çevirmeyi zorlaştırır. Konsey, ortak tedarik ve sınır aşan tedarik zincirleri çağrısıyla bu dağınık kararları uyumlu hâle getirmek istiyor.
Ukrayna savaşı bu hesabı sertleştirdi. Avrupa, üretim hızı, bakım, yedek parça, veri ve nakliye ağlarının savaşın süresini ve direncini belirlediğini artık yakından görüyor. Ukrayna ile savunma sanayii işbirliğinin derinleştirilmesi çağrısı da buradan geliyor. Bu tecrübenin Avrupa’da kullanılabilmesi için ihale kuralları, teknik standartlar ve izin süreçleri arasında kalıcı bir eşgüdüm kurulması gerekiyor.
Ukrayna savaşı ve Avrupa'nın hızlı takviye ihtiyacı, Karadeniz ile doğu-güneydoğu Avrupa arasındaki ulaştırma koridorlarını savunma planlarının parçası hâline getiriyor. Türkiye'nin bu koridorlardaki coğrafi yeri, tek başına ortak planlarda karar etkisi sağlamaz. Liman, demiryolu, hava sahası, gümrük kapasitesi ve ittifak içi öngörülebilirlik birlikte çalışırsa bir geçiş ülkesi stratejik erişim ortağı olur. Bu koşullar kurulmadığında Türkiye, ortak nakliye ve takviye planlarının hazırlanmasında daha sınırlı bir rol üstlenir.
Brüksel yıl sonuna kadar düzenleme istiyor; gerçek sınav, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra başlayacak. Avrupa'nın caydırıcılığı, kriz anında takviye birliklerinin sınırı kaç saatte geçebildiğiyle ölçülecek. İlk tatbikatlarda izin, gümrük ve altyapı gecikmeleri açıkça ölçülmezse 2030 hazırlık hedefi hangi operasyonel kapasiteye dayanacak?