Görsel: Gezdiren
Avrupa, Ukrayna savaşında yeni bir eşiğe geldi. Brüksel’de verilen son kararlar, desteğin salt dayanışma beyanlarıyla yürümeyeceğini gösteriyor. Para bulunacak, hava savunması güçlendirilecek, enerji şebekesi ayakta tutulacak, Karadeniz ve Tuna limanlarına yönelik saldırıların maliyeti paylaşılacak. Savaş uzadıkça bu kalemlerin her biri için üretim takvimi, bakım kapasitesi ve ulaştırma ağı gerekiyor.
15–16 Ekim Avrupa Konseyi, 2026 ve 2027 için 90 milyar avroluk Ukrayna destek kredisi kapsamındaki ödemeleri, Avrupa Barış İmkânı içinden 6,6 milyar avroluk kaynağı ve entegre balistik füze savunma koalisyonunu birlikte andı. Aynı metin, enerji iletim hatlarına, ulaşım ağlarına, tahıl depolarına ve Karadeniz’deki sivil gemiciliğe dönük saldırıları da kayda geçirdi. Bu tercih tesadüf değildir. Avrupa, cephe gerisindeki elektrik kablosunun, liman vincinin ve mühimmat hattının askerî sonuca bağlandığını kabul ediyor.
Paranın ardından gelen sınır
Mali taahhüt savaşın vazgeçilmez şartıdır; fakat tek başına yetmez. Bir hava savunma sistemi için fırlatıcıyla birlikte mühimmat, bakım ekibi, radar ağı, yedek parça, eğitim döngüsü ve bunları taşıyacak ulaştırma düzeni gerekir. Enerji altyapısında da aynı zincir işler. Hasar gören bir trafo merkezinin onarımı, gerekli ekipmanın zamanında sahaya ulaşmasına bağlıdır.
Bu yüzden Avrupa’nın önündeki mesele, yardım paketinin toplam tutarından daha somuttur: siparişleri hangi fabrikaların hangi takvimle karşılayacağı. Üye devletlerin ikili yardımları değerli, ancak parçalı alım sistemi üreticiye uzun vadeli talep güvencesi vermez. Sanayi, birkaç aylık siyasi kararlılığa göre yeni hat açmaz; çok yıllı sipariş, ortak teknik standart ve öngörülebilir finansman ister.
Komisyon ile IMF’den Ukrayna’nın 2027 finansman ve askerî ihtiyaçları için güncel değerlendirme istenmesi bu nedenle önem taşıyor. Avrupa, gelecek yılın açığını yalnız bütçe hesabı sayamaz. Aynı açığın içinde mühimmat üretim süresi, hava savunmasının yenileme hızı ve enerji onarım stokları da bulunuyor.
Güvence sözü ve kapasite farkı
Avrupa liderleri Ukrayna için güçlü güvenlik güvencelerinden söz ediyor. Güvence, saldırganın maliyet hesabını değiştirdiğinde etkili olur. Bunun için iki tarafın da neyi, ne kadar sürede yapabildiğinin görülmesi gerekir. Rusya’nın enerji, ulaştırma, tahıl ve liman altyapısına eşzamanlı saldırıları, Ukrayna’nın günlük hayatını ve ihracat gelirini sürekli onarım maliyetine mahkûm ediyor.
Avrupa’nın cevabı, Kiev’e yeni paketler açıklamanın ötesine geçmek zorunda. Elektrik bağlantılarını güçlendirmek, sınır geçişlerinde ekipman akışını hızlandırmak, ortak stokları büyütmek ve bakım kapasitesini savaşın ritmine uydurmak gerekiyor. Bu işlerin görünürlüğü düşüktür. Buna karşılık, saldırı sonrası elektrik ve lojistik hatlarının yeniden çalışmaya başlama süresi, güvenlik güvencesinin pratik değerini belirler.
Türkiye açısından tablo, Karadeniz güvenliğinin kıyıya sıkışmadığını gösteriyor. Avrupa Konseyi’nin Bulgaristan ve Romanya münhasır ekonomik bölgelerindeki ciddi olayların uluslararası deniz hukuku bakımından taşıdığı ağırlığı belirtmesi, savaşın ticaret koridorlarına yayılma riskini ortaya koydu. Boğazlar, limanlar ve tahıl taşımacılığı; sigorta maliyetini, navlunu ve bölgesel hareket alanını etkileyen güvenlik altyapısının parçalarıdır.
Avrupa destek vermeye devam edeceğini söylüyor. Bu sözün siyasal ağırlığı var. Güvenlik güvencesinin uygulanabilirliği ise stoklara, fabrikalara ve onarım ekiplerine bağlı. Önümüzdeki dönemin sorusu şudur: Avrupa, Ukrayna’ya yardım eden bir koalisyon olarak mı kalacak, yoksa kesintiye dayanıklı bir güvenlik üreticisine mi dönüşecek?