Yazarlar / Risk ve Hesap

Lara Leyla Arel

Lara Leyla Arel

Finans ve risk yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Sanayi üretimi azalırken istihdam verisi neden rahatlatmıyor

Gün doğumunda modern bir fabrikada çalışanlar ve yazısız üretim hattı

TÜİK'in Ağustos verileri, ekonominin iki ayrı fotoğrafını yan yana koydu. Sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,9, imalat sanayi üretimi yüzde 2,5 azaldı. Aynı ay için işgücü araştırmasında mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 7,8'e inerken toplam istihdam 136 bin kişi arttı. İki gösterge farklı zamanlarda ve farklı sektörleri ölçtüğü için bu ayrışma beklenebilir; yine de üretim kapasitesindeki zayıflığın dikkatle izlenmesi gerekir.

Sanayi üretim endeksi fabrikaların, madenciliğin ve enerji üretiminin fiziki üretimini izler. İşgücü verisi ise hizmetler, inşaat ve kamunun da bulunduğu bütün ekonomide çalışan kişi sayısını ölçer. Bir ayda hizmetlerdeki istihdam artışı, imalattaki sipariş ve üretim kaybını görünmez kılabilir. Bu nedenle toplam işsizlikteki düşüşü tek başına büyüme gücünün kanıtı saymak erken olur.

Üretim kaybının yayıldığı alan

Ağustos ayında üretimdeki yıllık düşüşün merkezinde imalat vardı. Aylık karşılaştırmada da toplam sanayi üretimi yüzde 1,0, imalat yüzde 1,6 geriledi. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış aylık seri, tatil günlerinden arınmış yıllık serinin yerine geçmez; ancak iki ölçünün de aynı ayda zayıflaması, geçici bir takvim etkisinin ötesinde dikkat gerektirir.

İmalatın gerilemesi yalnız fabrika kapısındaki istihdamı ilgilendirmez. Ara malı siparişi, lojistik, bakım, enerji tüketimi ve tedarikçi yatırımları bu ritme bağlanır. Üretim hacmi uzunca süre zayıf kaldığında firmalar önce fazla mesaiyi, ardından yeni işe alımı ve yatırım kararını kısar. İşgücü verisi bu gecikmeyi hemen yakalamaz.

İstihdamın niteliği izlenmeli

Ağustos'ta istihdam oranı yüzde 48,4'e yükseldi; işgücüne katılım yüzde 52,5'te kaldı. Genç işsizlik oranının yüzde 13,0'a inmesi de olumlu bir gelişme. Yine de bu göstergeler sektör bileşimini, çalışma saatlerini ve verimlilikteki değişimi tek başına anlatmaz. TÜİK, haftalık ortalama fiili çalışma süresini 42,5 saat olarak verdi; bu da çalışan sayısının yanında iş yoğunluğunun da ayrıca izlenmesi gerektiğini gösterir.

Ekonominin ihtiyacı, zayıf üretimi talep desteğiyle geçici olarak örtmenin ötesine geçmek. İmalatın sipariş, finansman ve verimlilik koşullarını kalıcı biçimde iyileştirmek gerekir. Önümüzdeki aylarda sanayi üretimiyle birlikte imalat istihdamı, çalışma süresi ve sermaye malı üretimi aynı yönde toparlanırsa büyümenin tabanı genişler. Bu eşleşme kurulmazsa düşük işsizlik, ekonominin üretim kapasitesi hakkında olduğundan daha iyimser bir izlenim verebilir.

Lara Leyla Arel yazılarından devam et

Tüm arşivi aç