Yazarlar / Risk ve Hesap

Lara Leyla Arel

Lara Leyla Arel

Finans ve risk yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Açığın küçülmesi borç hesabını kapatmıyor

Modern bir kamu binasında arşiv kutuları ve uzakta şehir altyapısını gösteren yazısız akşam sahnesi

TÜİK’in 2025 devlet hesapları, kamu maliyesinde rahatlatıcı görünen bir sonucu daha zor bir soruyla birlikte verdi: genel devlet açığının millî gelire oranı yüzde 3,4’ten yüzde 0,9’a indi; konsolide brüt borç stokunun oranı ise yüzde 23,6’dan yüzde 23,7’ye çıktı. Aynı yıl içinde bu iki hareketin ters yönlü olması çelişki sayılmaz. Açık, belirli bir yılın gelir ve harcama farkını; borç ise geçmiş yıllardan taşınan yükün o yılın millî gelirine oranını ölçer.

Bu ayrım, bütçe sonucunu tek başına ekonomi politikasının bütün bilançosu saymamak için önem taşıyor. Genel devlet 2025’te 21 trilyon 429,7 milyar lira gelir elde etti, 22 trilyon 30,1 milyar lira harcadı. Harcamaların millî gelire oranı yüzde 36,6’dan yüzde 34,8’e geriledi. Açığın daralması, o yıl kamu kesiminin yeni finansman ihtiyacının belirgin biçimde azaldığını anlatıyor.

Akım ile stok aynı takvimde ilerlemez

Borç oranı ise yalnız yeni açığın büyüklüğünden oluşmaz. Önceki borçların vadesi, faiz ödemeleri, kur etkisi, borçlanmanın hangi araçla yapıldığı ve millî gelirin nominal büyüme hızı aynı hesabın içindedir. Yüzde 0,1 puanlık artış bu nedenle tek başına alarm işareti değildir; fakat daha düşük açıkla borç oranının otomatik olarak gerilemeyeceğini açıkça gösterir.

Burada bir başka ölçüm sınırı da var. TÜİK’in yayımladığı genel devlet hesabı, merkezi yönetimin yanında mahalli idareleri ve sosyal güvenlik kurumlarını kapsayan konsolide bir çerçevedir. Hazine’nin aylık merkezi yönetim borç stoku ise daha dar bir kurumsal alanı izler. İki seriyi yan yana koymak yararlı olabilir, ancak aynı rakamı iki farklı isimle okumak doğru bir karşılaştırma üretmez.

Harcama payı kadar harcamanın bileşimi de önemli

2025 verisi, mali alanın yalnız açık oranıyla ölçülemeyeceğini hatırlatıyor. Harcama payındaki gerileme kalıcı verimlilik artışından, geçici gelir etkilerinden ya da yatırım ve sosyal harcama bileşimindeki değişimden kaynaklanabilir. Bu ayrımı görmek için bütçe gerçekleşmelerindeki faiz, transfer ve sermaye harcaması dağılımını ayrıca izlemek gerekir.

Gündelik hayata dönüşen tarafı burada başlıyor: Kamu kaynaklarının hangi kaleme ayrıldığı, ulaşım ağından eğitime, şirketlerin finansman ortamından yerel hizmetlerin kapasitesine kadar uzanır. Açığı düşürmek mali denge için değerli bir adımdır. Borç oranının seyri ve harcamanın niteliği, bu dengenin önümüzdeki yıllarda hangi hizmet ve yatırım alanlarını taşıyabileceğini belirler.

Lara Leyla Arel yazılarından devam et

Tüm arşivi aç