İşe Gelince / Karar Odası

Deniz Arda Erdem

Deniz Arda Erdem

Yönetim, karar ve iş hayatı yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Toplantı bittiğinde kararın sahibi belli değilse iş başlamamıştır

Toplantı sonrası karar kaydı hazırlanan bir ofis masası

Bir toplantıdan herkes aynı notla çıkmıyorsa, odada geçirilen süre karar üretmiş sayılmaz. Yönetici için toplantı kaydının en değerli satırı konuşulanlar değil, kim neyi hangi tarihe kadar yapacak sorusunun cevabıdır.

Atlassian’ın 2025 State of Teams araştırmasında 12 bin bilgi çalışanı ve 200 yöneticinin yanıtları incelendi; ekiplerin zamanının yüzde 25’ini yanıt aramaya harcadığı aktarıldı. Asana’nın 2024 Work Innovation araştırması da çalışanların zamanının yüzde 53’ünün iş takibi, iletişim ve bilgi arama gibi uğraşlara gittiğini bildiriyor. Rakamlar toplantıların tek başına sorun olduğunu söylemiyor. Kararın nerede tutulduğunu ve sonraki adımın kime ait olduğunu bulmanın pahalılaştığını gösteriyor.

Yöneticinin toplantı sonunda dört satırlık bir kayıt istemesi yeterli bir başlangıçtır:

  • Karar: Hangi seçenek kabul edildi, hangisi elendi?
  • Sahip: Sonucu üretecek tek kişi kim?
  • Tarih: İlk teslim veya kontrol noktası ne zaman?
  • Geri dönüş: Hangi veri gelirse karar gözden geçirilecek?

Bu kayıt bir tutanak yarışına dönüşmemeli. Her cümleyi yazıya geçirmek, sorumluluğu artırmaz; bazen yalnızca arama süresini uzatır. Yönetici kararın sınırını, sahibini ve kontrol anını netleştirmeli. Toplantıda fikir veren herkesin işi sahiplenmesi beklenirse, toplantı sonrasında kimsenin hesap vermediği bir boşluk oluşur.

Kararın sahibi yazılı değilse ekip bunu çoğu zaman isteksizlikle değil, yetki belirsizliğiyle yaşar. Bir çalışan başka bir ekibin onayını bekler, bir diğeri yöneticinin yeniden bakacağını düşünür. Bu ayrım yöneticinin kontrolünde önem taşır. Çalışan onay bekliyorsa, kayda karar verme yetkisini ve başvuracağı kişiyi eklemek gerekir; gecikmeyi yalnızca performans notuna yazmak sorunu çözmez.

Toplantı kaydı ertesi gün yeniden okununca üç kontrol yapılabilir. Kararın sahibi gerçekten harekete geçebiliyor mu? İlk tarih, işin büyüklüğüyle uyumlu mu? Geri dönüş ölçütü kararın sonucunu sınayacak kadar somut mu? Bu soruların biri cevapsızsa yönetici yeni bir toplantı açmadan önce kaydı düzeltmelidir.

Atlassian’ın aynı araştırmasında çalışanların yüzde 56’sının bilgiye ulaşmak için birine mesaj atmak veya toplantı ayarlamak zorunda kaldığı belirtiliyor. Bu durum yöneticiyi daha çok toplantı düzenlemeye itebilir. Oysa her belirsizlik yeni bir görüşme gerektirmez. Karar kaydı düzenli, aranabilir ve güncel tutuluyorsa ekip aynı soruyu tekrar sormadan ilerleyebilir.

Yapay zekâ toplantı özetini çıkarabilir; fakat kararın sahibi olup olmadığını, tarihin gerçekçi olup olmadığını ve geri dönüş verisinin yeterli sayılıp sayılmayacağını yönetici belirler. Özet, bu üç kontrolün hiçbirini kendiliğinden tamamlamaz. Yönetici kayda sahibi, tarih ve geri dönüş ölçütünü eklemeden toplantıyı kapatmamalıdır.

Toplantıdan sonra kontrol edilecek dört satır, yöneticinin ekibine duyduğu güveni azaltmaz. Tersine, kimin neyi hangi yetkiyle yapabileceğini açık eder. Bir sonraki buluşma böylece aynı konuyu yeniden anlatmak için değil, kararın sahadaki sonucuna bakmak için yapılır.

Deniz Arda Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç